Bayan Safir Mavi

Bloguma Hoşgeldiniz! :)

Ne okuyorum?

Taht Oyunları - George R. R. Martin (Buz ve Ateşin Şarkısı #1)

Ne izliyorum?

The Originals 4. Sezon / Elementary 6. Sezon / Cambrian Period / Cesur ve Güzel / Erkenci Kuş

Cuma, Ağustos 17, 2018

Şu Sıralar Neler Oluyor #6 | Sayısal Okuyup Sözelden Tercih Yapmak


Merhaba! Haydi alın çaylarınızı kahvelerinizi gelin biraz sohbet edelim... 😄 Nasılsınız? Neler yapıyorsunuz? Epeydir bu yazı dizisine yazı girmemiştim. Nerden başlasam bilemiyorum, baya karıştım. 😅 

Öncelikle geçen haftalarda başladığım Bu Hafta yazı dizisine yazı giremedim çünkü köydeyken günler hep aynı şekilde ve çok hızlı geçti. Gelmemizin ardından da tercih dönemine tutulunca haliyle blogla ilgilenemedim. Bu nedenle ilk olarak bu yazıyla durumu toparlayıp geri döneyim dedim. 

Sizlere en son yazdığımda köydeydim. Çok keyifliydi. Sabahtan akşama kadar yeşil mavi manzarayla birlikte rahmetli anneannem kadar çok sevdiğim teyzemle birlikte olmak çok güzeldi. Bu süre boyunca bol bol okudum. Öyle bir havası vardı ki televizyon açma ihtiyacı bile hissetmedim. Hatta telefonuma bir çok dizi ve film indirmiş olduğum halde çok nadir açıp izledim. Harikaydı anlayacağınız.😍 Malesef bu köy tatilinin en kötü yanı 3-5 kilo alıp dönmem oldu. Ve sürekli bir şeyler yeme alışkanlığıyla saat başı buzdolabını açıp karıştırıyorum. Lanet bir durum. 😓

Neyse efenim dönüş tarihimiz 7 Ağustostu ve tahmin edebileceğiniz gibi tercih döneminin başlangıcıydı. Aslında çok stresli değildim ta ki kursa gidip hocayla konuşana kadar. Aklımda bilgisayar öğretmenliğiyle gitmiştim. Arkadaşlarım deli misin bilgisayar mühendisliği falan da düşün deyip mühendisliği de aklıma soktular. Ancak gittiğimde öğrendim ki mühendislik ve öğretmenlik barajı 300 bin. Ben ise 363 bindeyim. Malesef barajın altında kaldığımdan tercihe yazsam bile işleme alınmayacaktı. Eve döndüm kafam karmakarışıktı bende hiçbir şey yapmadım. 

Ertesi gün geçtim bilgisayar başına ve araştırmaya koyuldum. Bütün sene sayısal olarak ders görmüştüm ve lisede bilişim okuduğumdan bilgisayarla alakalı bir bölüm istiyordum. Ancak isteyebileceğim bölümler hem mühendislik adı altında -bilgisayar müh, yazılım müh. vs- olduğundan tercih bile edemiyordum. 

Sonra dedim ki sözel puanımla ne yapabilirim acaba. Sözel sıralamam sayısaldan çok daha iyi geldi. 151 bindeyim. Baraja takılmadan türkçe öğretmenliği bile tercih edebiliyorum ama bana göre bir meslek değil. Neyse araştırdım ettim ve İletişim Tasarımı ve türevleri bölümlerde karar kıldım. Tam aradığım bir meslek. Hatta lise dönemimden beri aklımda gönlümde olan Grafik Tasarım bölümüne -hatta bu sene içinde çizim kursuna bile gittim ama ckks-  çok benzer bir bölüm ve yetenek sınavıyla değil puanla alıyor. Bölümle ilgili her şeyi araştırdım; ders içeriklerine baktım, iş olanaklarını araştırdım. Ve bölüme bayıldım. 😍😍

Derslerin arasında Sanat Tarihinden, Web Tasarımına kadar bir çok alanı var ve dersleri gördüğümde tamam budur dedim. Hatta öyle ki bilgisayar tercih etsem bu kadar içime sinmezdi. Yani anlayacağınız okumaktan keyif alacağım tam kendime göre bir bölüm buldum. İstanbul'da bu bölümü okutan bütün okulları listeleyip hocamın yanına gittim ve tercihimi yaptım. 

Ertesi gün ise yine araştırmaya koyuldum. Bu sefer okulları, öğrenci yorumlarını, gidiş gelişin kolay olup olmadığını, fakülte binalarını her şeyiyle araştırdım. Ve bunun sonucunda bir çok okulu listemden çıkardım. Çoğunu burslu -bölüm yıldız teknik hariç özel okullarda var- yazmış olsam da %75'lik okullar da vardı ve burslu olsam dahi içime sinmeyen bir okula gitmek istemedim. Bu nedenle listemde sadece çok çok içime sinen okullar kaldı. Ve pazartesi gecesi tercihime son halini verdim. 

14 tane tercihten illaki birinin tutacağına inancım yüksek olsa da stresli bir araştırma sürecinden sonra şimdi bekleyiş stresi sürüyor. Burslu ve %75'lik kontenjanların çok az -genelde 4, 5 kişilik- olduğundan kontenjan sebebiyle açıkta kalmaktan çok korkuyorum. 😟

Sınava hazırlandığım süre boyunca stres yapmadım. Sınav yaklaştığında stres yapmadım. Sınav gecesi stres yapmadım. Sınava girerken ve sınav anında da stres yapmadım. Sonucumu gördüğümde stres yapmadım. Tercih gününe kadar da stres yapmadım hatta tercihlerimi yaparken de çok fazla stres yapmadım. Ama bu bekleyiş. Allah'ım gerçekten en çok stres yaptığım dönem şuan. Gerçekten midemin kasıldığını, göğsüme ağırlık çöktüğünü hissediyorum. 😟

Bir an oluyor kazandığımı ve üniversiteye gittiğimi hayal ediyorum. Sonra bir an oluyor ve tam tersini kazanamadığımı düşünüyorum ve hayalim için bir sene daha beklemek fikri can sıkıcı oluyor. Ama negatif fikirleri kafamdan atıp olumlu bakmaya çalışıyorum. Bu sene olmasa da seneye çok daha iyi bir puanla hedefime daha yakın olabileceğimi düşünüyorum. Umutsuzluğa kapılmak istemiyorum. 😔

Bu yazıyı okuyan sen, eğer sende yeni tercih yaptıysan ve zaman zaman umutsuzluğa düşüyorsan sana şunu söylemek istiyorum: Korkma! Bir senem boşa gitti deme. Bir sene daha hazırlanmayı kaldıramam deme. Belki yeni mezunsun, belki mezuna kalmıştın, belki benim gibi 3 hatta arkadaşım gibi 4 sene ara vermiştin. Ama bırakma. Ben 21 yaşına gireceğim, bu sene kazanamazsam 22 yaşında üniversiteye başlayacağım. Geçen sene benden küçük kuzenimle bu sene de hem onunla hemde aramızda 3 yaş olan kuzenimle birlikte girdim sınava. Benim için hiç önemli değil. Çünkü eğitimsiz kalmanın ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. 

Eğer bir sene daha bunu kaldıramam iş bulup çalışacağım diye kesin kararlıysan en azından kendi kendini eğitmeyi bırakma. Kurslara git. Masa başı yapabileceğin iş eğitimleri al. Bilgisayar konusunda kendini mutlaka ama mutlaka geliştir. Yetenekliysen bunun üzerine kurslara git, kendini daima geliştir. Yoksa mahallendeki markette, mağazada, bütün gün ayakta durarak yapacağın işlerden, asgari maaştan öteye gidemeyebilirsin. İstediğin hayat bu değilse eğer ya üniversiteye hazırlanmaya devam et ya da kurslara giderek kendini geliştir, kendini eğit. 

Epey uzun bir yazı oldu. Umarım sonuna kadar okuyabilmişsinizdir. Sonuna kadar okuyanlardan benim için hatta tüm bu tercih döneminden geçenler için dua etmenizi istiyorum. Umarım hayallerimize ulaşırız. Ve bu konuyu tercih sonuçları açıklanana kadar rafa kaldırıyorum.😄

Sevgiyle kalın...
Read More

Pazar, Temmuz 22, 2018

Bu Hafta | 16-22 Temmuz 2018



Herkese merhaba. Bu haftanın yazısıyla buradayım. Bu hafta içinde taslak girdiğim kitap yorumlarından birini paylaşacaktım ama günler o kadar çabuk geçiyor ki bir baktım pazar olmuş bile. 😅 

Pazartesi günü kalktığımızda odayı toparlayıp kuşun kafesini temizledim. Aslında yanımda götürmek istiyordum ama otobüse alırlar mı almazlar mı bilemediğimden götüremedim. Biz yokken kardeşim Talha bakacak ona. Bizimle gelmek istemedi beyfendi sıkılırmış. 😅 Kahvaltı yapıp evi toparladıktan sonra hazırlanıp çıktık evden. Otogar servisini kaçırınca metroya yollandık annemle. Saat 1 de hareket ettik. Yol boyunca Taht Oyunlarını (Google kitapların seali okuma özelliği ile) dinledim. Son 200 sayfam kaldığından yanımda taşımak istemedim kitabı. Saat 16.30'da Hendek Terminalindeydik. Eniştem gelip aldı, teyzemin (annemin teyzesi) evine geçtik. Köydeki evi yapalı 2-3 sene oldu ama biz ilk defa gittik. O kadar güzel ki. Orman yolu evin kapısına kadar gidiyor. Kocaman balkonu karşı dağlara bakıyor. Manzara cidden şahane, otur seyret. Gittiğimizde biraz oturduk dinlendik. Yemek yedikten sonra diğer teyzemin evine gittik. Akşam oturduk çay içtik, sohbet ettik. Döndükten sonra biraz balkonda oturduk. Ama baya üşüdük. Güneş battıktan sonra epeyce serin oluyor. 😅

Salı günü erkenden kalktık. Köy havasından mı bilmem sabah 5 den sonra uyanıp uyanıp durdum sonra 8de kalktım. Yüksel teyzemle eniştem zaten sabah namazından sonra yatmayıp hayvanlarla tarlayla uğraşıyorlar. Kalktıktan sonra teyzem annem ben kahvaltı hazırlıyoruz. Organik tarladan patatesleri kızartıyoruz. Hemen hemem her şey tarladan. Kahvaltıdan sonra ben bulaşığa giriyorum. Teyzemler çarşıya gidiyorlar. Salı günleri pazar oluyor. Alışverişe gidiyorlar. Annem evi toparlarken bende balkonu süpürüp siliyorum. Gündüzden hep karasinekler oluyor. İlaçlayınca da hepsi yerlerde. 😅 İşimiz bitince kahvemi alıp oturdum kitap okudum. Otomatik Portakal'a başladım. Teyzemler geldi. Yemek hazırlayıp yedik. Sonra teyzem tarlaya gidince bende hortumu alıp çiçeklerini suladım. 😊 Sonra yine oturup kitap okudum. Akşam tekrar Hacer teyzeme-diğer teyze- gittik. Oturduk dondurma yedik, sohbet ettik. Hacer teyzem bu akşam kalın burada deyince orada kaldık.


Çarşamba günü kahvaltıyı yine hep beraber kahvaltı yaptık. Sonra ben herkese kahve yaptım oturduk sohbet ettik. Sonra Yüksel teyzeme geçtik. Serilmiş yünleri vardı annemle birlikte oturup onları tiftiklerken bende oturdum yanlarına başladım yünleri tiftiklemeye. 😅 Baya 1-2 saat sürdü. Tabii sohbet muhabbet derken anlamadık nasıl geçti. Sonra yemek, bulaşık derken akşam oldu. Balkonda oturduk sohbet ettik. Arkadaşları arayıp sohbet ettim. Üşüyünce içeri geçtik haberlere baktık, meyve yedik. Biraz kitap okudum sonra yatarken de taht oyunlarını dinledim.

Perşembe günü Talha dayanamadı gelmeye karar verdi. Kuşu Sedalara bıraktı. Bende ondan kalın hırkamı getirmesini istedim. 😅 Akşamları cidden çok soğuk oluyor. Hatta yatarken yorgan örtünüyoruz. 😁 Kahvaltıdan sonra yine balkonu süpürüp sildim. Kahve yaptım kendime oturdum biraz kitap okudum. Sonra bir bölüm Gilmore Girls izledim. Talha gelince yemek yedik. Yüksel teyzem tarlaya ocak -tohum atmak için ufak çukurlar- açmaya gitti. Bizde yanına gittik. Tarlanın aşağısında  elma ağacı vardı. Gittik biraz elma topladık. Sonra eve geçtim biraz kitap okudum. Sıkılınca ahırda duran kedileri sevmeye gittim. Orada samanların üzerinde yatan üç yavruyla anneleri var. Çok tatlılar. Ama bir kaç gündür bir yavru ortalarda görünmüyor. 😔 Akşam yine Hacer teyzeme çay içmeye gittik. Sohbet muhabbet derken epey geç olunca döndük. 
Balkonun önündeki çiçekler.. Dehşet güzel bir örümcek. 😅

Cuma günü kahvaltıdan sonra yine ortalığı toparladık. Talha ile eniştemler cumaya çarşıya gittiler. Biraz kitap okudum. Oturduk sohbet ettik. Sonra Hacer teyzeme geçtik. Eniştemler de gelince sofrayı hazırlayıp yemek yedik. Yüksel teyzem biraz üşütmüştü. Eve dönünce yattı. Talha da koltukta uyuya kalınca bende kulaklığımı alıp Taht Oyunları'nı dinlerken uzandım.  Bir ara gözüm almış. Kalktıktan sonra Otomatik Portakal'ı okuyup bitirdim. Hacer teyzem arayıp yumurta vereceğim gel al deyince ona gittim. Sonra büyük anneannem -rahmetli anneannemin annesi- de Yüksel teyzeme gelecekti. Biraz onu bekledim anneannem fazla yürüyemediği için eniştem arabayla bıraktı bizi. Sonra uzun zamandır elimde olan ama sadece bir iki sayfa okuduğum Semaver kitabını aldım elime. 😅 Biraz kitap okudum sonra oturup sohbet ettik. Sonra hepimiz yatmaya gittik.

 
Cumartesi günü kalktığımda Yüksel teyzemin oğlu Ufuk abim gelmişti. Hep birlikte kahvaltı yaptık. Sonra Talha'yla Ufuk abim çarşıya gittiler. Annemler yemek hazırlığına girişince -tarladan fasulye toplayıp ayıklama vs..- bende kitap okudum biraz. Sonra canım kek isteyince kalktım limonlu kek yaptım. 👩‍🍳😁 Abimle Talha dönünce sofrayı hazırlayıp Hacer teyzemleri çağırdık. Hep birlikte yemek yedik. Ortalığı toparladıktan sonra oturdum biraz kitap okudum. Ufuk abim gittikten sonra teyzemin büyük oğlu Ercan abim eşi Şadıman ablamla birlikte geldi. Teyzem canının ablamın böreğinden istediğini söyleyince börek yaptı. Kek börek çay derken akşam hep birlikte oturup yedik içtik sohbet ettik. Abimle eşi gittikten sonra herkes yatmaya gitti. Ben dizi izleyecektim sonra annemde -aynı yerde yatıyoruz- izleyeyim deyince birlikte izledik biraz. Baktım annem uyukluyor. Benimde uykum gelince bölümü yarım bırakıp yattım. 😅

Pazar günü kalktığımda üzücü bir haber aldım. Bahçe de dolanan küçük bir yavru kedi vardı. -ahırdaki üç yavru hariç- Bir köpek gelip öldürmüş onu. Çok üzüldüm. Eniştem duymuş sesini ama yetişememiş maalesef. Kahvaltıdan sonra mutfağı toparlayıp bulaşıkları yıkadım. Sonra teyzemle balkonda oturup sohbet ettik. Bugün aşırı sıcak olunca dayanamadım gittim duşa girdim. Daha sonra bu yazı için resim düzenleyip taslak hazırladım. Eniştem biraz yaş fındık getirmişti biraz ondan yedim. Normal kavrulmuş fındıktan daha çok severim yaş fındığı. 😁 Gece yarım bıraktığım Worlds Within'in bölümünü izledim. Hacer teyzeme yemeğe gittik. Döndükten sonra biraz balkonda oturduk sohbet ettik.  Gittim biraz kedileri sevdim. Sonra eniştem ve Talha ile salıncak yaptık. 😁 Talha ile baya sallandık.  😅 Sonra teyzemlerle bahçedeki masalarda oturup sohbet ettik. Balkona geçtiğimizde diğer eniştem de geldi. Hep birlikte meyve yiyip sohbet ettik. Ben biraz bu yazıyı düzenledim. Sonra herkes yatmaya gitti. Bende şimdi bu yazıyı düzenliyorum. 😅 

Bu hafta da böyle geçti. Genelde yiyip içip sohbet ediyoruz.  😅 Sabahları erken kalkınca yatsıdan sonra herkes yatıyor. 😁 Günler böyle geçiyor. Dizi film izleyesim bile gelmiyor. Burası çok huzurlu. İstanbula dönesim gelmiyor hiç. 😅 Telefondan yazıp yayınladığım için hatalarım varsa affola. Herkese güzel, huzurlu bir hafta geçirmesini dilerim.

Sevgiyle Kalın...
Read More

Pazartesi, Temmuz 16, 2018

Bu Hafta | 9-15 Temmuz 2018

Herkese merhaba! Yeni bir yazı dizisiyle buradayım. Blogda uzun zamandır okuduklarım ve izlediklerimden başka bir şey paylaşamıyordum. Buna bir son vermek ve blogumu daha da kişiselleştirmek için haftalık günlük gibi bir yazı dizisi düşündüm. Aslında dün akşam ya da bugün erken saatlerde paylaşmayı düşünüyordum ama Sakarya Hendek'e gelme durumumuz olduğundan paylaşamadım. Şimdi güzel bir yeşil-mavi manzara karşısında yazıyorum. 😁

Pazartesi günü hergün blog için bir şey yapma kararıyla kahvaltıdan sonra bilgisayar başına geçip bloga Haziran Ayında İzlediklerim yazısını yazdım. Ağır çalışan bilgisayarla bir yazı girmek üç saatten fazla sürdü. 😅  Tabii bloga yazı girerken minik kuşum da bana eşlik etti. 😄 Akşamdan da Suicide Squad'ı izledim. Annem onu beklemeden izlediğimi görünce biraz çemkirmişte olabilir tabii.. 😅

Salı günü blog için çektiğim fotoğrafları biraz düzenledim. Tabii bilgisayar beni fazla çalıştırma diye sitem edince bütün fotoğrafları  telefonuma attım. 😅 Araba blogları gezip yazıları okudum. Önceki hafta Gençlik Merkezinde spora kaydolmuştum. Bilgisayardaki işimi bitirdikten sonra spora gittim. Spora gidip gelirken de yarımşar saat yürüyerek 1 saatlik sporu 2 saate çıkarmış oldum. 😅 Akşam geldikten sonra da yemek yiyip kitabımı okudum. 😊 Daha sonra annemle The Originals'ın bir bölümünü izledik.

Çarşamba günü kahvaltıdan sonra yine bilgisayara geçtim. The Originals bittikten sonra izlemek için Goblin'i indirdim. Biraz blogları gezdim. Daha sonra annemle dışarı çıkıp bankamatikten işlerimizi hallettik. Eve geldikten sonra kardeşimle bilgisayarı tamire yolladık ama 500 lira masraf çıkardılar. 8 senelik bilgisayar için o kadar masraf yapmaya değmeyeceği için yaptırmadık. Artık gittiği yere kadar gider. 😂 Akşamdan da yine uyumadan önce kitabımı okudum.

Perşembe günü kahvaltıdan sonra biraz kendime vakit ayırıp peeling maskesi falan yaptım. Son günlerde yüzümdeki egzama artıp kızarmıştı. Neyse ki ilaç kullanmadan yüzüme bakım yapmam yetiyor. 😄 Daha sonra yine bilgisayar başına geçip bloga bir iki taslak hazırladım. Google galerimdeki bütün fotoğrafları ayıkladım sınava hazırlandığım süre boyunca ders notları, sorular, çözümler ve gereksiz bir çok fotoğraf birikmişti. Hepsini ayıklayıp temizledim. İşlerimi bitirdikten sonra yine spora gittim. Spordan dönüşte marlete uğrayıp kefirli yoğurt, proteinli süt gibi birkaç bir şey aldım. Akşam yemeğinden sonra da dayıma çıkıp çay içtik. Seda ile cuma günü için Yıldız Parkı'na gitmeyi planladık. Eve döndükten sonra da yatmadan önce yine kitap okudum.

Cuma günü Seda ile kararlaştırdığımız gibi  kahvaltıdan sonra sandviç falan hazırlayıp çıktık evden. Sed'in ptt'de işi vardı ama tam öğle arasına denk geldik halledemeden düştük yola. 1 saat tramvayla gidip yarım saat yürüdükten sonra Yıldız Parkına ulaştık. Sanırım bir daha gitmek istememiz için aradan uzun zaman geçmesi gerekecek. 😅 Yorulduğumuz için birkaç saat oturup kitap okuduk, sohbet ettik. Arada minnak sincaplar bize eşlik etti. 😄 Daha sonra toplanıp parkı gezdik. Bol bol fotoğraf çekildik. Geç olmadan dönelim dedik ama eve varmamız yine 8-9u buldu. 😅

Çok yorulduysam demek. 😂
Cumartesi günü kahvaltıdan sonra annemle  çıkıp Bakırköy pazarına gittik. Hendek'e gideceğimiz için eksik olan birkaç bir şey aldık. Kalabalıklaşınca döndük yürüyüş yolundan birkaç bir şey baktık. İstediğim gibi bir hırka bulamayınca tshirt üstüne gitmeye bir gömlek aldım. Kardeşime beğendiğim tshirtleri çekip attım. Beyefendi yattığı yerdwn alışveriş yaptı. 😂 Çok yorulunca yarın tekrar çıkmaya karar verip eve döndük. Eve döndükten sonra sadece yattım. 😅

Pazar günü de kahvaltıdan sonra biraz oturup internette dolandım. Amcam uğrayacağı için çıkmadan onu bekledik. Amcam gittikten sonra hazırlanıp çıktık. Yürüyüş yolundaki bütün ayakkabıcıları dolandım ama hiç istediğim gibi bir tane bulamadım. Sonra beyaz ile mavi bir spor ayakkabıda kararsız kaldım -mavi her şeye gider mi diye- sonra boşverip maviyi aldım. 😅 Gratisten de seyahat ürünlerinden falan aldım. Özellikle şu boş şişelerden aldım.  Eve döndükten sonra yanımda götüreceğim kıyafetleri, kitapları ve kozmetikleri ayarladım. Bavulu doldurduk. Akşam da banyo ve bilimum bakım vaktiyle geçti. 😅

Bu yazı da böyle oldu. Ne dersiniz devam edeyim mi böyle yazmaya? 😁 Sonuna kadar okuyanlar bir ses versin bakayım. 😅


Read More

Pazartesi, Temmuz 09, 2018

Haziran Ayında İzlediklerim | 2018

Haziran Ayında İzlediklerim | 2018

Herkese merhaba! Yine bol bol film ve dizi önerileriyle dolu bir yazıyla buradayım. Bu ay izlemeye anime aile başlayıp anime ile bitirmişim. Severek izlediğim bir çok film oldu. 

Bakalım neler izlemişim.
Castle in The Sky (Gökteki Kale)
Castle in the Sky (Gökteki Kale)

IMDB Puanı: 8,1 / 10
Yapım: 1986 / Japonya / 2 saat 5 dakika
Tür: Anime, Macera, Aile, Fantastik

Konusu: Castle in the Sky büyülü bir kristale sahip Sheeta isimli bir kızın uzak bir gelecekteki hikayesini anlatıyor. Uçan bir şatoyu arayan bu kızın yardımcısı da Pazu adında genç bir oğlan olacaktır. Taşıdığı değerli taş sebebiyle de korsanlarla ve yabancı ajanlarla mücadele etmek zorunda kalacak Sheeta çok zor bir dönemece girmek üzeredir. 
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Ghibli animelerine aşığım resmen. Hepsi mi muhteşem olur arkadaş? Yine çok güzel bir animeydi. Keyifle, bayıla bayıla izledim. Harikaydı. 
Their Finest (Aşkın Çekimi)
Their Finest (Aşkın Çekimi)

IMDB Puanı: 6,8 / 10
Yapım: 2016 / İngiltere, İsveç / 1 saat 57 dakika
Tür: Komedi, Dram, Romantik, Savaş

Konusu: İkinci Dünya Savaşı sırasında geçen filmde Büyük Britanya Almanya tarafından baskı altına girmiştir. Bu baskıdan halkı psikolojik olarak düzeltme aracı olarak ise sinema görülmektedir. Sinemada bu türde filmler çekilerek bir yandan da Amerika savaşa hazırlanmaktadır. Savaşın içinde ise yine bir aşk hikayesiyle harmanlanmış umut dolu anlar yaşanmaktadır.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Televizyonda denk geldiğim harika bir film daha. Sinema dünyasından romantik ve güzel bir film. Özellikle iş gücünde kadının kendini gösterebileceği bir dönemi anlatması çok daha etkileyiciydi. Filmde sadece son kısımda o üzücü olay yaşanmasaydı desem de filmi etkileyici kılan da o üzücü olaydı sanırım. Ben çok beğenerek izledim.  Size de bir bakmanızı öneririm. 😊
Monster Family (Mutlu Canavar Ailesi)
Monster Family (Mutlu Canavar Ailesi)

IMDB Puanı: 4,7 / 10
Yapım: 2017 / İngiltere, Almanya / 1 saat 33 dakika
Tür: Animasyon, Komedi, Aile

Konusu: Wishbone ailesi için günler genel anlamda mutluluk getirmemeye başlayınca, anne Emma değişiklik olması için ailesini bir eğlence parkına götürür. Ancak burada bir cadının onları lanetlemesiyle bambaşka dertleri olur: Anne Emma vampire, baba Frank Frankenstein'a, kızları Fay bir mumyaya, oğulları Max ise kurt adama dönüşmüştür. Tekrar insan haline gelebilmeleri için gerçekten mutlu bir aile olmayı becermeleri gerekmektedir.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Filmde aile olmanın ve aile bireylerini olduğu gibi sevip birlikte mutlu olmanın önemini anlatılıyor. Çok iyi olmamasıyla birlikte aileyle izlenebilecek eğlenceli bir film.
The Good Dinosaur (İyi Bir Dinozor)
The Good Dinosaur (İyi Bir Dinozor)

IMDB Puanı: 6,7 / 10
Yapım: 2015 / ABD / 1 saat 33 dakika
Tür: Animasyon, Macera, Komedi, Dram, Aile, Fantastik

Konusu: Milyonlarca yıl önce dinozorların bitmesine neden olan meteor taşı dünyaya gelmemiş olsaydı neler olabilirdi? Hayata yeni gözlerini açmış Arlo talihsiz bir olay sonucunda ailesini kaybeder. Şimdi bu zorlu hayatta yaşımına devam edebilmek için kendi başına mücadele vermek zorundadır. Uzun macera dolu bir yola çıkan dinozor kötülüklerle savaşırken ona yeni arkadaşı olan küçük insan yardım edecektir.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Uzun bir zamandır disney pixar filmleri izlememişim onu farkettim başlangıçta pixar'ın o bilindik lambasını gördüğümde. Çocukken o lambayı zıplarken gördüğümde çok heyecanlandığımı anımsadım film başlarken. 😅 Dayımın bizde olduğu bir sabah kahvaltı yaparken denk geldik televizyonda ve başa alıp izleyelim dedim. Hep birlikte keyifle izledik. Keyifli, üzücü, bol maceralı güzel bir animasyon. Ailecek izlenebilecek keyifli bir film daha. 
Flu (Grip)
Flu (Grip)

IMDB Puanı: 6,8 / 10
Yapım: 2013 / Güney Kore / 2 saat 2 dakika
Tür: Aksiyon, Dram, Gerilim

Konusu: Bundang’dan yasa dışı yollarla Seul’e giren göçmenler yanlarında görülen büyük salgını getirirler. Bilinmeyen bu virüs bölgesel olarak insanlığı yıkıma uğratır. Solunum yoluyla bulaşan bu virüs, bulaştığı insanlar otuz altı saat sonra ölüme götürmektedir. Salgını kontrol altına alabilmek için insanlar büyük bir mücadelenin içine gireceklerdir…
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Annemle birlikte izlediğimiz bir film. İzlerken tanıdık gelen sahnelerle daha önce izlediğimi anladım. Ama bir sonraki sahneyi tahmin edemeyince hatırlamadığımı fark ettim. Oldukça bilindik bir konuyu temel alsa da oldukça iyi işlenmişti. Küçük kızın oyunculuğu muazzamdı. Heyecanla ve merakla izlettirdi kendini. İzlemediyseniz mutlaka bir bakın derim. 
Girl on the Edge (Eşikteki Kız)
Girl on the Edge (Eşikteki Kız)

IMDB Puanı: 5,6 / 10
Yapım: 2015 / ABD / 1 saat 40 dakika
Tür: Aile, Dram

Konusu: Sanal bir caninin kurbanı olan Hannah Green, içinde olduğu kötü bunalımlı durumunu atlatmaya çalıştıkça iyice saldırganlaşır. Ailes ise Hannah'ın bu buhranlı durumu düzelmesi için onu bir rehabilitasyon merkezine gönderir.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Yine annemin televizyonda denk gelip yarım yamalak izlediği bir filmdi. Ne izlesem diye bakınırken bir film kaydettim, güzel onu izle dedi. Birlikte izledik. Siber zorbalığın işlendiğini düşünüyordum ama daha çok zorbalığa uğramış kızın bilindik rehabilitasyon merkezlerinden oldukça farklı bir merkezde iyileşmesini konu alıyordu. Bir de manasız noktalar vardı. Ailenin hiç psikolojik destek aldırmadan direkt merkeze yatırması saçmaydı. Ben daha çok siber zorbalık hakkında bilinçlendirecek bir film bekliyordum ama öyle değildi. Bunların dışında izlenebilir derecede bir filmdi.
Hugo
Hugo 

IMDB Puanı: 7,5 / 10
Yapım: 2011 / ABD / 1 saat 6 dakika
Tür: Macera, Dram, Aile, Fantastik, Gizem, Romantik

Konusu: Paris tren istasyonunun duvarları arasında yaşayan ve saatlerden sorumlu olan kimsesiz bir çocuğun, bir gün saati tamir etmeye çalışmasıyla yaşadığı gizemli macerayı konu ediyor.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Bu filmi daha önce çok görüyordum ama izlememiştim. Belki televizyonda görmüşümdür ama hiç hatırlamıyorum. Böyle güzel filmleri daha önce neden izlememişim desem de daha önce izlemediğime ve keyifli bir film izleme deneyimini yaşadığım için seviniyorum. Saçma bir durum. 😅 Harika bir filmdi. Tek söyleyebileceğim bu sanırım. İzlemeyen varsa mutlaka gidip izlesin. 😁
Princess Mononoke (Prenses Mononoke)
Princess Mononoke (Prenses Mononoke)

IMDB Puanı: 8,4 / 10
Yapım: 1997 / Japonya / 2 saat 14 dakika
Tür: Anime, Macera, Fantastik

Konusu: Tatarigami tarafından lanetlenen Ashitaka bu laneti bozmak için bir yolculuğa başlar. Bu yolculuk esnasında Orman tanrılarıyla Iron Town adlı şehir arasındaki savaşın ortasına düşer. Ashitaka savaşın hiç kimsenin yararına olmadığının farkına var. İşte bu sırada Princess Mononoke ile karşılaşır.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Yine ve yine harikaydı. Annem çok daha önce izlemiş ve bana izle demişti ama bilmiyorum belkide zamanı gelmemişti, izlemeye yanaşmamıştım. Ama pişman değilim. Hatta keşke zihnimi resetleyebilsem de tekrar izleyebilsem diyorum. Muhteşemdi. Mutlaka ama mutlaka bakın derim.
Elementary | 5. Sezon
Elementary | 5. Sezon

IMDB Puanı: 7,9 / 10
Yapım: 2012-günümüz / ABD / 7. sezon onaylı
Tür: Suç, Dram, Gizem

Konusu: Bu sezonda da Dr. Watson ve Holmes, New York polis departmanına kaçırılan bir kadın ile ilgili yardımda bulunmaktan, senelerdir süren bir kayıp eser kovalamacasına kadar kendilerini pek çok farklı gizemin içinde buluyor.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Yine ilginç olaylarıyla keyifli, macera dolu bir sezondu. Polisiye severler için tavsiye ettiğim bir dizi. Şuan Foxcrime'da 6. sezonu haftalık olarak yayınlanıyor. Bende oradan takip ediyorum. 😁
The Gifted | 1. Sezon
The Gifted | 1. Sezon

IMDB Puanı: 7,7 / 10
Yapım: 2017-günümüz / ABD / 2. Sezon onaylı
Tür: Aksiyon, Dram, Fantastik, Bilim kurgu

Konusu: Gifted; banliyöde yaşayan bir ailenin, çocuklarının mutant güçleri olduğunu bir anda öğrenince değişen hayatlarını anlatıyor. Mutantların güvensizlik ve korkuyla muhattap olduğu dünyada, mutantların oluşturduğu bir topluluk; mutantların insanlarla beraber yaşaması için uğraş vermektedir. Düşmanca davranan hükümetten kaçmaya çalışan aile; mutantların oluşturduğu yer altı ağına katılır ve hayatta kalabilmek için savaşmaya başlar.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Fox kanallarında güzel diziler oluyor. Bu da onlardan biri. X-men filmlerini yarım yamalak izlemiş olsam da bu dizi için çokta gerekli değil. Macera dolu güzel bir dizi. X-men filmlerini sevenlerin mutlaka bakması gereken bir film. 😊
The Resident | 1. Sezon
The Resident | 1. Sezon 

IMDB Puanı: 7,1 / 10
Yapım: 2018- günümüz / ABD / 2. Sezon onaylı
Tür: Dram

Konusu: Gerçekten dahi olan bir doktor, ilk gün boyunca idealistik genç bir doktora rehberlik eder. Hastanede olan biten iyi aynı zamanda kötü şeyleri de ona gösterir. Hayatlar kurtarılabilir ya da ölümler olabilir; ancak beklentilerin yıkılacağı kesindir.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Fox kanallarında izlediğim bir dizi. Her ne kadar yıllarca Doktorlar dizisini görmekten gına gelmiş olsa da böyle dizileri seviyorum. Hastanede dönen parasal entrikalar, etik olmak, hayat kurtarmak vs.. dopdolu bir dizi. Ben keyifle izledim ve 2. sezonu merakla bekliyorum. 
Bana Sevmeyi Anlat
Bana Sevmeyi Anlat

IMDB Puanı: 6,2 / 10
Yapım: 2016-2017 / Türkiye / 22 Bölüm
Tür: Romantik, Dram

Konusu: Bebeğinden başka kimsesi olmayan Leyla. Dost bildiklerinin ihanetine uğrayan Alper. Ve her ikisinin yaşamında dönüm noktası olacak Haşmet. Yaşam, Leyla ile Alper’i aşk dolu bir mücadelede buluşturur.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
TBildiğiniz gibi türk dizilerini hiçbir zaman günü gününe takip edemedim. En uzun takip ettiğim sanırım Siyah Beyaz Aşk'tı onu da 20 bölüm kadar izlemişimdir. Genelde geriden canım istediği zaman açar izlerim. Bu diziye de başlamış bir iki bölüm sonra takip edememiştim. Birkaç aydır açıp açıp izliyordum ve nihayet bu ay bitirdim. Biraz sıkıldım ama merak ettiğimden ve yarım bırakmak istemediğimden sonuna kadar izledim. Çok bayılmasamda iyi bir diziydi. Özellikle sezonlar boyunca devam etmemiş olması ve sadece 22 bölüm olması iyiydi.
Hayat Sırları
Hayat Sırları

IMDB Puanı: 7,5 / 10
Yapım: 2017-2018 / Türkiye / 11 Bölüm
Tür: Aile, Dram

Konusu: Dışarıdan bakıldığında üç çocuklu sıradan bir aile gibi gözüken Mustafa ve İnci Kuzgun çiftinin 35 yıldır çocuklarından bile saklamayı başardıkları büyük sırrı ayaklarına dolanmak üzeredir.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Türk televizyonuna farklı bir soluk getirse de pek tutmadığından olsa gerek çarçabuk bitirdiler. Bence her şey çok hızlı olup bitti. Özellikle son bir kaç bölümde. Çok daha iyi işlenebilecek bir konuydu, yazık ettiler bence.
Bitmese de haziran ayında izlediğim diziler: Falling Skies, Deep State, 9-1-1, Second Chance, The Orville. Hangilerine devam ederim, hangilerini yarım bırakırım bilmiyorum. 😅
Siz içlerinden hangilerini izlediniz? Hangilerini izlemeyi düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi benimle paylaşmayı unutmayın.

Sevgiyle kalın...
Read More

Salı, Temmuz 03, 2018

Haziran Ayında Okuduklarım | 2018

Haziran Ayında Okuduklarım | 2018

Herkese merhaba! Nasılsınız? Ben çok çok iyiyim. Nihayet sınavlar bitti. Ne olur ne biter hiç bilmiyorum ama sonuçlar açıklanana kadar hiçbir şey düşünmeyeceğim bu konuda.  Dün okuduğum ama yorumunu girmediğim bir çok kitabın fotoğrafını çektim. Zamanla bütün yorumlar blogda olacak inşallah.

Şimdi bakalım neler okumuşum...
Kar Çiçeği - Bahattin Yıldız
Kar Çiçeği - Bahattin Yıldız

Sayfa Sayısı: 288
Puanım: 3 / 5

Bu kitabı sanırım 5-6 sene önce okumuştum ama pek hatırlamıyordum. Yaz okuma şenliği kapsamında bulabildiğim mavi kapaklı kitaplardan biriydi. Tabii kış şenliğine daha uygun olurdu sanki. :D  Çabucak okunup biten akıcı bir kitap. Ayrıca yazar kendi yaşadığı şeyleri romanlaştırmış anlaşılan. Tabii ne kadarı gerçek ne kadarı kurgu bilemiyorum. Tam olarak dini bir roman da denemez. Modernleştirilmiş bir aşk hikayesiydi. Arada kaldığım bir kitap. 
Çığlık - Becca Fitzpatrick (Hush Hush #2)
Çığlık - Becca Fitzpatrick (Hush Hush #2)


Sayfa Sayısı: 408
Puanım: 4,2 / 5

Daha önce okumaya başlayıp Nora'ya sinir olunca yarım bırakmıştım. Nora bu kitapta gerçekten insanı sinir krizine soktu. Olay karmaşası, gizemler, ters köşeler kitabı okunur kılan şeyler. Ancak hush hush serisini çok çok sevenlerden değilim maalesef. Hatta biraz abartıldığını düşünüyorum. Kısaca Nora'nın salaklıkları haricinde kitabı sevdim.
Düşüş - Julie Plec (The Originals Anlatılmamış Hikaye #2)
Düşüş - Julie Plec (The Originals Anlatılmamış Hikaye #2)

Sayfa Sayısı: 280
Puanım: 4,7 / 5

Klaus aşkımı hâlâ bilmeyenleriniz varsa şimdi öğrenmiş oldunuz. Serinin ilk kitabını şurada yorumlamıştım. İlk kitabı iki yıl önce okuduğumdan unuttuğum şeyler vardı ama çokta sorun olmadı. Hikaye zaten ilk kitaptaki zamandan 44 yıl sonrasında geçiyor. Yine keyifli bir okumaydı. Tabii elimde 10 gün kadar sürünmese daha iyi olurdu. Ama sorun değil. Sonuçta önemli bir sınav için hazırlanıyordum. Dizi tadında keyifli bir okumaydı. 
Toplamda okuduğum sayfa sayısı: 976
Ortalama günlük okuduğum sayfa sayısı: 31,5 (yaklaşık)

Benim okuduklarım bunlardı. Siz içlerinden hangilerini okudunuz? Hangilerini okumayı düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi benimle paylaşmayı unutmayın.


Sevgiyle kalın...
Sevgiyle kalın...
Read More

Social Profiles

Twitter Facebook Google Plus Instagram Email Pinterest

İzleyiciler

Reklam Alanı

En çok yorum yapanlar

Puanlama Tablosu

Puanlama Tablosu

Yasal Uyarı

Site içerisinde yer alan tüm fikir, tasarım, yazı ve fotoğraflar Ebrar Şeyban'a aittir. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak belirtilmeden, izinsiz kullanımı ve alıntı yapılması yasaktır.
Copyright © N. Ebrar Şeyban
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Copyright © Bayan Safir Mavi | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com