Bayan Safir Mavi

Bloguma Hoşgeldiniz! :)

Ne okuyorum?

Esrarlı Kale - Özer Şenler

Ne izliyorum?

Uncontrollably Fond / Meteor Garden / Elimi Bırakma / Nefes Nefese / Erkenci Kuş

Cuma, Ekim 12, 2018

Eylül Ayında İzlediklerim | 2018

Eylül Ayında İzlediklerim | 2018

Herkese merhaba. Nasılsınız? Geçen gün bu yazıyı yazmak için bilgisayara geçmiştim ama çok uyku bastırınca yarım bıraktım maalesef. Geç olsun güç olmasın diyerek bugün bu yazıyı bitirdim çok şükür. 

Bakalım neler izlemişim.
Sierra Burgess Is a Loser (Sierra Burgess Bir Kaybeden)
Sierra Burgess Is a Loser (Sierra Burgess Bir Kaybeden)

IMDB Puanı: 6,1 / 10
Yapım: 2018 / ABD / 1 saat 45 dakika
Tür: Dram, Romantik, Komedi

Konusu: Lise gençliğinin standartlarına göre pek de güzel sayılamayacak, ancak zeki bir genç kız olan Sierra, kaderin cilvesi ile sürpriz bir aşk yaşamaya başlar. Hoşlandığı çocuğun kalbini kazanmak için ise, okulun en popüler kızı ile işbirliği yapmak zorunda kalır.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Netflix'e yeni yayınlandığında fragmanını izledim ve filmi hemen izlemek istedim. Keyifli, tatlı bir filmdi. Her ne kadar kızların yaptığı plan yanlış olsa da keyif alarak izledim. Sierra'nın şarkısına da özellikle bayıldım. Çok tatlı bir şarkı. Hâlâ açıp açıp dinliyorum. 😄
The Kissing Booth (Delidolu)
The Kissing Booth (Delidolu)

IMDB Puanı: 6,2 / 10
Yapım: 2018 / İngiltere / 1 saat 45 dakika
Tür: Romantik, Komedi

Konusu: Genç Elle'in ilk öpücüğü, lisedeki en çekici oğlanla arasında yasak bir aşka yol açar ve en yakın arkadaşıyla ilişkisini tehlikeye atar.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Bu filmi de çerezlik  bir şeyler izlemek istediğimde açıp izledim. Komik ve eğlenceli olmasının haricinde kızla oğlan arasında ki deve cüce misali boy farkı izlerken acayip gözüme battı. Filmde en sevdiğim şey de kızla esas oğlanın kardeşi arasında ki çılgın dostluktu. Çerezlik, keyifli bir filmdi.
Brave (Cesur)
Brave (Cesur)

IMDB Puanı: 7,1 / 10
Yapım: 2012 / ABD, İngiltere / 1 saat 33 dakika
Tür: Animasyon, Macera, Fantastik, Komedi, Aile

Konusu: Merida, Kral Fergus ve Kraliçe Elinor’un okçuluk konusunda oldukça yetenekli ama bir kadar da deli fişek kızlarıdır. Kaderinin kendi elinde olduğuna inan Merinda, ülkede yüzyıllardan beri gelen bir geleneğe karşı çıkar. Bilge Kadın’a başvurduğunda ise uğursuz bir dileğin onu beklediğini öğrenir. 
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Evet bir animasyon sevdalısı olarak henüz izlemediğim bir filmdi. Eminim çoğunuz çoktan izlemiştir. Ben izlerken çok keyif aldım. İskoç aksanı çok hoşuma gidiyor. Keyifle ve çok severek izlediğim bir film oldu.
Cinderella (Sindirella)
Cinderella (Sindirella)

IMDB Puanı: 6,9 / 10
Yapım: 2015 / ABD, İngiltere / 1 saat 45 dakika
Tür: Dram, Fantastik, Romantik, Aile

Konusu: Yakın zaman içerisinde annesini kaybeden Ella, bu olayın üzerine babası başka bir kadın ile evlenecektir. Ella bu üvey anne ve kızlarına bütün iyi niyeti ile yardım ederken, ne yazık ki babasının ölümü ile dengesi alt üst alacaktır. Bu olay neticesinde üvey annesi Ellayı hizmetçilik yapmaya zorlarken gün gelecek kendisine prensi aşık edecektir.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Sindirella'nın bu versiyonu çok hoşuma gitti. Hikayesiyle büyüdüğümüz Sindirella... Keyif alarak izledim.  
Wall-e (Vol-i)
Wall-e (Vol-i)

IMDB Puanı: 8,4 / 10
Yapım: 2008 / ABD / 1 saat 38 dakika
Tür: Animasyon, Macera, Aile, Bilim kurgu

Konusu: Dünya gezegenini terk eden insanlar tarafından unutulduktan sonra, uzun yıllar boyunca yapayalnız yaşayan ve bu süre içinde programlandığı işle (çöp tasnifiyle) uğraşan robot WALL-E, günün birinde EVE adlı çok güzel bir arama robotuyla karşılaşır ve hayatı aniden yepyeni bir anlam kazanır.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Yine herkesin izlediği ama benim izlemediğim bir animasyon. Çok çok severek izledim. Hatta bayıldım, harikaydı. 
Bleach
Bleach

IMDB Puanı: 6,6 / 10
Yapım: 2018 / Japonya / 1 saat 48 dakika
Tür: Macera, Fantastik, Aksiyon

Konusu: Lise öğrencisi Ichigo bir anda ölüm meleği yetenekleri elde edince güçlerini geri vermeyi çok ister. Ama önce birkaç ruh toplamalıdır.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Ve yine animesinden önce izlediğim bir film. Aslında izlemeden önce tahmin etmem gerekirdi ama fragmanını izleyince hemen izlemek istedim. Aksiyon dolu keyifli bir filmdi. Animesini de izlemek istiyorum.
Next Gen (Gelecek Jenerasyon)
Next Gen (Gelecek Jenerasyon)

IMDB Puanı: 6,7 / 10
Yapım: 2018 / Çin, Kanada, ABD / 1 saat 46 dakika
Tür: Animasyon, Macera, Aksiyon, Komedi, Dram, Bilimkurgu, Aile

Konusu: Aralarında alışılmadık bir bağ kurulan yalnız kız Mai ve çok gizli bir robot, sinsi bir kötü kahramanın planlarını bozmak için aksiyonla dolu bir maceraya atılır.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Netflix'in yeni filmlerinden biri daha. Animasyon olunca akan sular duruyor tabii. Hemen açıp izledim görünce. Robota bayıldım. Filmde en keyifli kısım herhalde köpeğin konuştuğu kısımlardı. Çok keyifliydi.
Stardust (Yıldız Tozu)
Stardust (Yıldız Tozu)

IMDB Puanı: 7,7 / 10
Yapım: 2007 / ABD, İngiltere / 2 saat 7 dakika
Tür: Macera, Fantastik, Romantik, Aile

Konusu: Temiz yürekli Tristan Thorn aşık olduğu kadının kalbini kazanmak için, insan şekline bürünmüş kayan bir yıldızı getirmek üzere yasak bir aleme gider. 
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Bu filmde yine Netflix'te çıktı karşıma. Fantastik olduğunu görünce izleyeyim dedim. Çok iyi olmamasına rağmen keyifli bir filmdi. 
Nappily Ever After
Nappily Ever After

IMDB Puanı: 6,4 / 10
Yapım: 2018 / ABD / 1 saat 38 dakika
Tür: Dram, Komedi, Romantik

Konusu: Bir reklam şirketinin mükemmeliyetçi yöneticisi aşk hayatında hayal kırıklığı yaşayınca, saç modelini değiştirerek başladığı bir kendini keşfetme yolculuğuna çıkar. 
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Bu film de Netflix'in yenilerinden. Fragmanı görünce izlemeliyim dedim. Çok severek izledim. Kitabı da varmış afiş resmi ararken fark ettim. Ama film yetti. Kitabını okumayı pek düşünmüyorum.
Goblin
Goblin

IMDB Puanı: 8,9 / 10
Yapım: 2016-2017 / Güney Kore / 16 Bölüm + Özel Bölüm
Tür: Dram, Fantastik, Romantik

Konusu: Bir goblin olan Kim Shin sevdiği birçok insanın ölümünü görmüştür ve ölümsüz hayatını sonlandırmak istemektedir. Bunun için de insan bir goblin gelinine ihtiyacı vardır ve yüz yıllardır bir goblin gelini aramaktadır. Bir gün, amnezyadan (hafıza kaybı) muzdarip olan bir ölüm meleği ile tanışır ve birlikte aynı evi paylaşmak zorunda kalır.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
İzlemeye ağustosta başladığım ve daha önce niye izlememişim dedirten harika bir diziydi. Gong Yoo'nun oyunculuğu şahaneydi. Azrail karakterine bayıldım. Hele ikisinin kavgalarını daha da çok sevdim. Bir tek sonu hoşuma gitmedi. Tabii alışkınız artık son yazamamalarına ama böylesi güzel bir dizinin sonu çok daha iyi olmalıydı.
Part-Time Idol
Part-Time Idol (Mini Dizi)

IMDB Puanı: - / 10
Yapım: 2017 / Güney Kore / 5 Bölüm
Tür: Dram, Komedi, Aile, Müzik

Konusu: Efsanevi müzik yapımcısı Jung Tae Kyung, kayıplara karıştıktan sekiz yıl sonra yeni bir K-pop idol grubu kurmak üzere işine geri döner.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
30 dakikalık 5 bölümden oluşan kısacık bir diziydi. Hemencecik bitti. Çok sevemedim. 
Lost in Space | 1. Sezon
Lost in Space | 1. Sezon

IMDB Puanı: 7,2 / 10
Yapım: 2018 / ABD / 2. Sezon onaylı
Tür: Dram, Macera, Bilimkurgu, Aile

Konusu: Yeni bir koloni oluşturmak için çıktıkları yolculukta sırasında hedeflerinden sapan Robinson ailesi, artık evlerinden onlarca ışık yılı uzaklıkta hayatta kalmak için uzaylılarla başa çıkmak zorundadır.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Keyifle ve merakla izlediğim bir dizi oldu. Will ve Robot arasındaki iletişim ve dostluk harikaydı. Çok sevdiğim sahneler oldu. 2. sezonu izlemek için sabırsızlanıyorum.
Girlboss
Girlboss

IMDB Puanı: 7,1 / 10
Yapım: 2017 / ABD / 13 Bölüm
Tür: Komedi

Konusu: İnternet üzerinden kıyafet satışı yapmaya başlayan genç Sophia, bu girişiminin onu bir moda imparatorluğunun başına getireceğinden habersizdi. O sadece günü kurtarmak, hayatını sürdürmek istiyordu, şimdi ise multi milyoner!
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Epeydir listemde olan bir diziydi. Keyifle izlediğim bir dizi oldu. Sophia karakterinin deliliğini çok keyifle izledim. Böyle girişimcilik ve başarı hikayelerini okumayı ve izlemeyi çok seviyorum. Ayrıca öğrendim ki bu gerçek bir hikayeymiş ve kitabı da varmış. Tabii okur muyum bilmiyorum.
Ateşböceği
Ateşböceği

IMDB Puanı: 7,4 / 10
Yapım: 2017 / Türkiye / 17 Bölüm
Tür: Romantik, Komedi

Konusu: Çok başarılı, çekici fakat aşkla arasına mesafe girmiş bir avukat Barış ile hayat dolu, akıllı, eğlenceli, genç ve güzel taksi şoför Aslı'nın yolları aşk dolu bir serüvenin içerisinde kesişir.
↢↣↢↣↢↣↢↣↢↣
Aylardır bölüm bölüm izlediğim bir diziydi. Yayınlandığı zaman birazını izlemiştim ama bildiğiniz gibi canlı takip edememe gibi bir problemim var. Neyse ki bir dizi daha silindi listemden. Keyifli bir diziydi. Uzatmamaları daha güzeldi. Kısa, tam kararında keyifli bir diziydi. 
Eylül ayında izlediğim henüz bitmeyen ve güncel takip ettiğim diziler: Erkenci Kuş, Elimi Bırakma, Nefes Nefese, Uncontrollably Fond, Riverdale, Fullmetal Alchemist 
Siz içlerinden hangilerini izlediniz? Hangilerini izlemeyi düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi benimle paylaşmayı unutmayın.

Sevgiyle kalın...
Read More

Pazartesi, Ekim 08, 2018

Bu Hafta | 1 - 7 Ekim 2018 - Üniversitede ilk haftam

Herkese merhaba. Eylül ayının başında bu yazı dizisine tekrar başlamıştım ama tembellik, ihmalkarlık derken ekim ayı geldi, okulum başladı. İnşallah bununla birlikte hayatıma düzen de gelecek. 

Pazartesi günü sabahın köründe 6'da kalktım. Hazırlanıp okula gitmek için çıktım çıkmasına da okul/iş saati otobüs tıklım tıklım. Neyse bindim bir şekilde ama tutunacak yer yok, kıpırdayamıyorum bile.😒 5-6 durak sonra indim metrobüse geçtim. Neyse ki otobüsten daha boştu, daha rahat gittim. Sonrasında da bir sınıf bulma çabası tabii.. Birkaç kat gezdim ama meğer sınıf -1'de konferans salonuymuş. Neyse bulduk bir şekilde işte. Ders Pozitif Psikoloji ve İletişim Becerileri. Tabii ilk gün tanışma vesaire oldu. Ama klasik tanışmalardan farklıydı. Hoca hepimizi ayağa kaldırıp birbirimizle tokalaşıp günaydın dememizi, adımızı ve en sevdiğimiz yemeği söylememizi istedi. 😂 Komik ve eğlenceliydi. 😂 Sonra hoca ölçüm gibi bir şey yaptı ve serbest bıraktı. Öğrenci belgesine ihtiyacım olduğundan merkez yerleşkeye gidip belgemi aldım. Sonra da biraz yürümek istediğimden yürüyerek sahile indim. Marmaray-metro yaparak eve döndüm. Gün içinde Elveda Güzel Vatanım'ı okudum. Önceki hafta Riverdale'e başlamıştım, bir kaç bölümünü izledim. Bir de Çukur'un yeni sezonu çok ilgimi çektiğinden kaldığım  yerden Çukur'a başladım tekrar.

Salı günü neredeyse öğlene kadar uyudum. 😂 Önceki günün acısını çıkardım. Dersim 14.40'ta olduğundan sorun olmadı. Yaşasın üniversiteli olmak. 😅 1 gibi evden çıktım, önceki gün gittiğim süreye göre ayarlamıştım kendimi ama tabii sabah trafiği olmayınca çok daha erken gittim okula. Derse daha vakit olduğundan bende okulun karşısındaki Capitol AVM'ye girdim. Marketten atıştırmalık bir şeyler aldım. Bir iki mağazaya bakıp çıktım. Yine küçük çaplı bir sınıf bulma çabası içerisine girdim. 😅 Neyse ki önceki gün kadar zorlanmadım. 😂 Yine malum ilk gün hoca dersi, ders içeriğini falan anlattı. İşleyeceğimiz kitabı söyleyip bıraktı. Ben de bari gideyim Capitol'de kitaba bakayım biraz vakit geçireyim dedim. Giderken de yolda sınıftan bir kaç kişiyi görünce yanlarına gidip tanıştım. Birlikte gittik gezdik, kitaba baktık falan. Sonra onlar gitti ben biraz daha gezindim. Tchibo'daki kahve kokusu hâlâ burnumda.. 😅 Aslında yine marmaray-metro ile dönecektim eve ama üşendim, metrobüs-otobüs yaparak gittim eve. Akşam da bloga yazı girip planladım. 

Çarşamba gün dersim yine sabah erkendendi. Yine 6'da kalkıp, hazırlanıp, kahvaltı yapıp çıktım. Otobüs ve metrobüs yine tıklım tıklımdı. Bir de trafikle birlikte yol uzadı da uzadı. Derse kılpayı yetiştim. İki dersim vardı, ilki İngilizce, yine ders işleyişini falan anlatıp serbest bıraktı. Diğer derse de 2 saat olduğundan giriş kattaki salona geçip oturdum kitap okudum biraz. Sonra okulun bahçesindeki kafeye gidip çay aldım. Sınıftan birkaç kız da oradaydı, hep birlikte oturup sohbet ettik, diğer dersi bekledik. Diğer derste Hukuka Giriş'ti. Hoca kendini ve dersi tanıtıp başladı ders anlatmaya. Şaşırdık tabii, adam ilk günden ders anlatmaya girişti.😅 Neyse fena da geçmedi ders. Dersten sonra da eve döndüm direkt. Yine Fox kanallarına sardım birkaç diziye başladım. How I Met Your Mother'ı baştan yayınlamaya başlamışlar. Ben daha önce izlememiştim ona baktım biraz. Zoo'nun da 3. sezonunda kalmıştım. Şansıma da 3. sezonunu yayınlıyorlardı. 

Perşembe günü de neyse ki ders 11.40'taydı. Sabahın kör vaktinde kalkmama gerek kalmadı. 😅 Bu sefer metro marmaray ile gideyim dedim. Bir de gidiş süremi tuttum. Sabah erken derslerimde metro ve marmarayla gitmek çok daha mantıklı olacak gibi. 😅 En merak ettiğim derslerden biri vardı: İletişime Giriş. Keyifli bir tanışmaydı. Hoca baya bir bilgi birikime sahip birisi, İletişim üzerine baya bir şeyler anlattı. Keyfliydi anlayacağınız. Dersten sonra yine direkt eve döndüm. Zoo'dan 2 bölüm izledim. Biraz Çukur'a baktım. Sonra da kitap okudum. 

Cuma günü bizim fakültenin oryantasyon programı vardı. Onun için okula gittim Bir buçuk saatlik bir program oldu. Fakülte hakkında, okulun web portalları hakkında falan bilgiler verdiler. Programdan sonra okuldan çıkıp Kadıköy'e geçtim. Akmar Pasajı'na gidip derste gerekli olan kitapları aldım. Sonra simit alıp sahilde oturdum biraz. Daha sonra vapurla Eminönü'ne geçip tramvaya bindim. Bu sırada tabii yol boyunca kitap okudum. Eve döndüğümde de dizi falan izledim. 

Hafta sonu aslında blogla ilgilenmek istiyordum ama kardeşimden fırsat olmadı bilgisayara geçmek için. Bende genel olarak kitap okuyarak geçirdim. Elveda Güzel Vatanım güzel kitap olsa da baya ağır ilerledim. Bitirmek için baya bir zorladım kendimi ama neyse ki bitti sonunda.

İşte bütün bir haftam böyle geçti. Bu hafta biraz detaylı bir yazı oldu çünkü okulun ilk günü ile ilgili yazı falan istenmişti. Bende ilk haftayı böylece anlatayım dedim. Diğer yazılar bu kadar detaylı olmayacak tabii...

Sevgiyle kalın...
Read More

Çarşamba, Ekim 03, 2018

Eylül Ayında Okuduklarım | 2018

Eylül Ayında Okuduklarım | 2018

Herkese merhaba! Nasılsınız? Ben oldukça iyiyim. Geçen haftalarda bolca tembellik yapıp kitap okuyup film izledim. Özellikle çok fazla dizi ve film izledim. Yani dopdolu bir izlediklerim yazısı gelecek. Beklemede kalın. 
Küller Şehri - Cassandra Clare (Ölümcül Oyuncaklar #2)
Küller Şehri - Cassandra Clare (Ölümcül Oyuncaklar #2)

Sayfa Sayısı: 525
Puanım: 4,4 / 5

Başlarda ilk kitaptan pek bir şey hatırlayamasam da okudukça bağlantıları kurabildim. Shadowhunters'ın 2. sezonunu izlediğimden daha fazla olay bekliyordum ama meğer kitaba bağlı kalmamışlar ve 3. kitaptan da olaylar eklemişler. Yani muhtemelen 3. kitaptan spoiler yedim. Akıcı, keyifli bir kitaptı. Diziye devam etmeyi ne kadar istesem de daha fazla spoiler yememek adına seriyi okuyup bitirene kadar izlemeyeceğim sanırım.
Gölge Öpücük - Richelle Mead (Vampir Akademisi #3)
Gölge Öpücük - Richelle Mead (Vampir Akademisi #3)

Sayfa Sayısı: 428
Puanım: 4,2 / 5

2. kitabı çok severek okumuştum. Bu kitapta öyle oldu. Olaylar oldukça şaşırtıcıydı ve bir çırpıda okudum. O nasıl bir sondu öyle ya.. Dimitri bombasından sonra bir müddet nutkum tutuldu. Sıradaki kitabı çok merak ettiğimden ekim ayı içerisinde okuyabilirim.
Ayza Sothis'in Batışı - Çağla Örücü & Ela Arslan (Ayza #1)
Ayza Sothis'in Batışı - Çağla Örücü & Ela Arslan (Ayza #1)

Sayfa Sayısı: 774
Puanım: 4,9 / 5

Oldukça farklı, ilginç bir kurguya sahipti. Akışı çok sevdim. Dizi izlermişçesine bir akış vardı ve olaylar oldukça şaşırtıcıydı. İlk başta wattpad havası hissedilse de daha sonra dan hiç farkına bile varmadım. Ayrıca en önemli artısı iki yazar yazmış gibi değildi. Ben severek okudum, 2. kitabının çıkmasını da dört gözle bekliyorum. 😄
Elveda Haziran - Sarah Jio
Elveda Haziran - Sarah Jio

Sayfa Sayısı: 352
Puanım: 4,4 / 5

Ayza'dan sonra elim yeni bir kitaba gitmeyince bir tekrar okuma yapayım dedim ve sıcacık hikayeleriyle Sarah Jio'nun çok sevdiğim kitabını okumaya karar verdim. Çok sıcak bir hikayeydi. Unuttuğum yerler olduğunu fark ettim. Sarah Jio'nun kitapları bence okuyamama sendromuna nokta koyabilecek kitaplardan. 
Toplamda okuduğum sayfa sayısı: 2079
Ortalama günlük okuduğum sayfa sayısı: 69,5 (yaklaşık)

Benim okuduklarım bunlardı. Siz içlerinden hangilerini okudunuz? Hangilerini okumayı düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi benimle paylaşmayı unutmayın.

Sevgiyle kalın...
Sevgiyle kalın...
Read More

Kitap Yorumu: Satranç - Stefan Zweig | #kom2018

Satranç - Stefan Zweig
Kitabın Adı: Satranç
Orijinal Adı: Schachnovelle
Yazar: Stefan Zweig
Çeviri: Ahmet Cemal
Sayfa Sayısı: 83
Türü: Dünya Klasikleri, Edebiyat, Hikaye
Baskı Yılı: 2016
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları

Başlangıç Tarihi: 16.01.2018
Bitiş Tarihi: 18.01.2018

Arka Kapak

Satranç sonsuz eski, ama aynı zamanda sonrasız yenidir; kuruluşu mekanik, ancak sadece hayalgücü ile etkilidir; geometrik açıdan sabit bir alanla sınırlı olmakla birlikte kombinasyonlarında sınırsızdır, sürekli kendini geliştiren, ancak yine de verimsiz, hiçbir yere götürmeyen bir düşünme eylemidir; hiçbir şey hesaplamayan bir matematik, esersiz bir sanat, temelsiz bir mimaridir.

Stefan Zweig'ın, 1942 yılında, Hitler iktidarından kaçarak sürgün hayatı yaşadığı Buenos Aires'te yayımladığı Satranç adlı romanı, hem yazarın intiharından önce bıraktığı bir veda mektubu hem de doğrudan Nazizm'i hedef aldığı tek kurmaca eseridir. New York'tan Buenos Aires'e yapılan bir gemi yolculuğunda, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic, kendisi için beklenmedik bir rakip olan Dr. B. ile karşılaşır. İsimsiz bir amatör olan bu gizemli rakibin satrançla tanışmasının olağanüstü bir hikâyesi vardır. Bir Nazi kurbanı olan Dr. B., o kara günlerde sadece satranç sayesinde ayakta kalabilmiştir.

Hikâyenin diğer kahramanı Czentovic ise iletişim kurmakta zorlanan, yaşamında satranç dışında hiçbir şey olmayan, kazanmaya kurulu bir saat, soğuk, küstah, kuralcı, yüzeysel, kültürsüz, karacahil bir "dahi"dir. Bu kısa anlatıda, Zweig'ın tüm izleklerini bulmak mümkün: dünün dünyasından bugünün dünyasına geçiş, marazi tutkular, sapkın zekâlar, felaketlerini yaşamları boyunca taşıyan bireyler, fazişm ve kaba şiddet karşısında Avrupa'nın ve dünyanın kaderi…
Alıntılar

... çünkü bir insan kendini sınırladığı ölçüde sonsuzluğa da yaklaşmış demektir; ... | Sayfa 10
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
Bize hiçbir şey yapmadılar -sadece bizi en mutlak anlamdaki hiçliğin içerisine yerleştirdiler, çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhu üzerinde hiçlik kadar ağır bir baskı uygulayamaz. | Sayfa 37
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
Çünkü aslında satrancın çekici yanı, stratejisinin birbirinden farklı iki beyinde ayrı ayrı geliştirmesidir, ... | Sayfa 53
Stefan Zweig her seferinde her kitabında beni kendisine hayran bırakmayı başarıyor. Daha önce yazarın Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu ve Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat adlı kitaplarını çok severek okumuştum. Bu kitabı da öyle oldu. 

Yazarın analiz yeteneğine, karakterleri işleyişine bayılıyorum. Kitaplarında mükemmel karakterler çizmiyor. Aksine sorunlu iç dünyaları karmaşık karakterler oluşturuyor. Bu kitapta da satrançtan başka -kelimenin tam manasıyla- hiçbir şeyde başarılı olamayan Czentovic ve Avusturya hanedan üyelerine çalışan, Naziler tarafından tutuklanan, hiçlikle sınanan ve kurtuluşu satrançta bulan Dr. B. karakterleri oldukça etkileyiciydi. Özellikle Dr. B. 

Kısacık ama dopdolu bir kitaptı. Hakkında ne söylesem az kalır gibi hissediyorum. Siz Satranç'ı okudunuz mu? Lütfen düşüncelerinizi benimle paylaşmaktan çekinmeyin.

Puanım
Sevgiyle Kalın..
Read More

Social Profiles

Twitter Facebook Google Plus Instagram Email Pinterest

İzleyiciler

Reklam Alanı

En çok yorum yapanlar

Puanlama Tablosu

Puanlama Tablosu

Yasal Uyarı

Site içerisinde yer alan tüm fikir, tasarım, yazı ve fotoğraflar Ebrar Şeyban'a aittir. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak belirtilmeden, izinsiz kullanımı ve alıntı yapılması yasaktır.
Copyright © N. Ebrar Şeyban
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Copyright © Bayan Safir Mavi | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com