Bayan Safir Mavi

Bloguma Hoşgeldiniz! :)

Ne okuyorum?

Ateş Ustası - Maria V. Snyder (Usta Serisi #3)

Ne izliyorum?

Teen Wolf

Salı, Nisan 26, 2016

Haftanın Blogu: Mürekkep İzleri


Merhabalar, nasılsınız? Ben iyiyim fakat çook sıkılıyorum. Şu staj illetinden bir kurtulabilsem kına yakacağım -desem de inanmayın. Kınayı hiç sevmem. :P Belki bir hint kınası olabilir tabii. :D 

Ben dün bu yazıyı girmeyi nasıl unuttum bilmiyorum. Aslında aklımdaydı fakat öğle molasından sonra bayağı bir yoğun geçince unutmuşum. Sabah işe geldiğimden beri de bu yazıyı girmeye çalışıyordum. Fakat nedendir bilinmez genel olarak bir internet bağlantısı sorunu vardı. Neyseki sonunda halloldu. Bende işe koyulmadan önce bu yazıyı gireyim dedim. ^^

Öyle... Sizde ne var, ne yok? Yazın yoruma, azıcık sohbet edelim. ^^ 

Bu haftanın bloguna gelirsek... 

Evet, bu haftanın blogu Mürekkep İzleri! Ben River'ı bir keşif etkinliğinde keşfetmiştim. (Nasıl bir cümle olduysa artık :P) Gerçi eminim bir çoğunuzda tanıyordur Riv'i. Ben kendisini pek tanımasam da şu kısa zamanda görebildiğim kadarıyla gerçekten çok samimi ve içten bir blogu var. Severek takip ettiğim bir blog. Eminim ki sizde severek takip ediyorsunuzdur. Ha eğer ki bu yazıda onu ilk defa görüyorsanız o halde bir koşu bloguna uğrayın derim. ^^

Dipnot: Blogları gezip yazıları okumayı çok özledim. Bu hafta sonu, eğer fırsat bulabilirsem bütün günümü bloglara ayırmak istiyorum. Yoksa güzel yazı başlıklarını görüp hiçbirine bakamamak beni çıldırtacak. 

Dibin dibi not: Artık işe dönmeliyim ve bu beni çok üzüyor... :/ Neyse...

Sevgiyle Kalın...
Read More

Pazartesi, Nisan 25, 2016

Yak, Yeniden Yaz, Tekrar Oku | Tag/Mim | Video


Merhabalar arkadaşlar, nasılsınız? Ben yine-yeni-yeniden stajdayım ve işe başlamadan önce bu yazıyı gireyim dedim. ^^ Bu videoyu perşembe günü çekip, cuma günü uzun çabalar sonucu editleyince yüklemem cumartesine kaldı. Neyse ki sonunda yükleyebildim.

Bu mim'e beni Gözde etiketlemişti. Ona çok teşekkür ediyorum. ^,^ Onun mim yazısı da burada.

Ben çekerken çok eğlendim. Umarım sizde severek izlersiniz. ^^

Bir de şunu söyleyeyim; bu video için çok uğraştım. Öyle ki akşam oturdum başına, gece 4 gibi bitirebildim. O yüzden sonuna  kadar izleyip düşüncelerinizi benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum. ^^

Bir de (bende söyleyecek laf bitmiyor...^^) şu sıralar en çok snapchat'i kullanıyorum. Kullanıcı adım bayansafirmavi. Sizde snapchat kullanıyorsanız yoruma kullanıcı adınızı da yazın ki takipleşelim. ^^

Tamam, tamam. Yine çok konuştum biliyorum. :D

Öyleyse size iyi seyirler dilerim... ^^


Videoda bahsi geçen bazı kitapların yorumları:
Karanlığın Külleri - İlknur Birdal | Yorum
Sonsuz Yemin - Caragh M. O'brien | Yorum
Şeker Portakalı - José Mauro De Vasconcelos | Yorum
Günahkar - Fırtına Hamide | Yorum

Lütfen düşüncelerinizi benimle paylaşın... 


Sevgiyle Kalın...
Read More

Salı, Nisan 19, 2016

Kitap Yorumu: Aşkın Peşinde - Zekeriya Efiloğlu

Kitap Yorumu: Aşkın Peşinde - Zekeriya Efiloğlu

Sayfa Sayısı: 408
Baskı Yılı: 2015
Yayınevi: Hayat Yayıncılık

Arka Kapak

Hayatta en acı şey; bedenin yalnız, yüreğin ıssız kalmasıdır.

O, talan edilmiş yüreğinde biriken acıları tedavi edecek ne zaman ne de imkân bulabildi. Ne yaşadığını ne hissettiğini bilemeden savruldu gitti. Ardından içli bir masal gibi yaşadıkları fısıldandı, kulaktan kulağa.

Oysa o sadece, gerçekten sevdiği adam için beyaz bir gelinlik giymek istemişti. Hayat, içinden çıkılmaz bir labirent gibi onunla sürekli oynuyordu. Artık ne dizinde derman ne de yüreğinde ferman kalmıştı. Tam bu sırada bir 'efendi' yetişti imdada. Bir kardelen gibi dikildi hayatın tam da ortasına. "Adım Kader!" dedi. "Adım Kader ama artık yeter!"

Alıntılar

Gerçek aşk, kalemle yazılan, dudaktan süzülen değil, yürekle yazılan, ruhlara kazınandı, biliyordum.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
Aşk, insanın aklını almaz ve belki de aşkı tanımayanın aklı da yüreği de olmazdı.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
Ağlayarak, hızlıca evden uzaklaştım ve bir daha arkama bile bakamadım. Arkama baksam belki de gidemezdim. Keşke baksaymışım.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
Son zamanlarda çok şey öğrenmiştim hayat hakkında ama en çok da susmayı öğrenmiştim. Susarak konuşmayı bir de...


Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben iyiyim, fakat oldukça yoğunum. Staj defterimin teslim tarihine çok az kaldı ve tahmin edersiniz ki ben daha yeni yazmaya başladım. Onun dışında stajda da oldukça yoğunum. Bu nedenle bu haftaki haftanın blogunu seçemedim. Bir de Mart ayında izlediklerim yazısı var aklımda. Onu da en kısa zamanda yazacağım. Evet, bende durumlar böyle. Sizde ne var, ne yok? 

Gelelim bugün yorumlayacağım kitaba... 

Bu kitapla nasıl karşılaştığımı videoda  anlatmıştım. O yüzden direk konusuna geçiyorum.

Kitap, Kader karakterinin ağzından 5 yaşında yaşadığı bir olayla başlıyor ve kitabın sonuna kadar yaşam öyküsünü okuyoruz. Ailesiyle başka bir şehre taşınmasını, okuma mücadelesini, henüz 17 yaşındayken tecavüze uğramasını, bunun ardından gelen olayları yaşam mücadelesini, evliliklerini, evliliklerinde yaşadığı problemleri okuyoruz. 

Evet evlilikleri diyorum çünkü kitabın sonuna kadar başından üç evlilik geçiyor. Aslına bakarsanız ilk iki evliliği yerinde olsa da üçüncü evliliği bence biraz fazla olmuştu. Yani anlatılmak istenen ikinci evliliğin sonunda da anlatılabilirdi. Ki Kader karakterine üçüncü evliliğinde çok kızmıştım hala akıllanmadı diye. :) 

Onun dışında kendi ayakları üzerinde durmaya çalışması, mücadelesi, oğluyla olan iletişimi oldukça etkileyiciydi. Sanırım kitaplardaki aile ve dostluk ilişkileri beni aşktan daha fazla etkiliyor. 

Olay örgüsü gayet yerinde, gerçeği yansıtırcasına, gün içinde karşılaşabileceğimiz herhangi bir insanın yaşayabileceği şeylerdi. Ki aslında gerçek bir yaşam öyküsü olup olmadığını da merak etmiyor değilim.

Anlatım ise gayet sade, akıcı ve kendini okutur nitelikteydi. Yazarın şimdi Olduğum Gibi Sev Beni adlı deneme kitabını okuyorum. Onunda yorumunu bitirdiğim zaman gireceğim inşallah.

Siz Aşkın Peşinde'yi okudunuz mu? Lütfen düşüncelerinizi benimle paylaşın... ^^ 

Dip not: Hala YouTube kanalıma abone olmadıysanız, sizi kanalıma alalım. ^^ 

Dibin dibi not: Yoğun olduğumdan dolayı, yorumlara geç yanıt verebilirim. Anlayışınız için şimdiden teşekkürler, seviliyorsunuz. ^,^

Puanım
4 Puan
Sevgiyle Kalın...
Sevgiyle Kalın...
Read More

Perşembe, Nisan 14, 2016

Kitap Yorumu: Lola ve Komşu Çocuk - Stephanie Perkins

Kitap Yorumu: Lola ve Komşu Çocuk - Stephanie Perkins

Orijinal Adı: Lola and the Boy Next Door
Çevirmen: Aslı Tümerkan
Sayfa Sayısı: 320
Baskı Yılı: 2015
Yayınevi: Yabancı Yayınları

Arka Kapak

Lola ve Komşu Çocuk, hem tatlı bir aşk hem gerçekçi bir dostluk hem de John Green ve Rainbow Rowell sevenlerin zevkle kucak açacağı bir kendini bulma hikayesi.

Geçmişinde kalan çocuk, gelecekteki aşkı olabilir mi? Henüz kendini geliştirme aşamasındaki tasarımcı Lola Nolan modaya inanmıyordu... O, kostümlere inanıyordu. Kıyafet ne kadar parıltılı, eğlenceli ve farklı, yani etkileyiciyse o kadar iyiydi. Ve Lola'nın hayatı, özellikle de seksi rockçı erkek arkadaşı varken mükemmele gayet yakındı. Ta ki Bell ikizleri olarak da bilinen Calliope ve Cricket mahalleye tekrar taşınıp Lola'nın derinlere gömdüğünü düşündüğü acı verici geçmişini gün yüzüne çıkarana kadar.

Alıntılar

"Nefret ettiğimiz şeylerden bahsetmek kolay ama bazen bir şeyi tam olarak niye sevdiğimizi açıklamak zor oluyor."
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
"Mükemmel çok abartılıyor.Mükemmel sıkıcıdır."
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
"Yani ikinci şanslara inanıyor musun?" 
"İkinci, üçüncü, dördüncü. Ne gerekiyorsa. Ne kadar zaman gerekiyorsa. Eğer insan doğruysa," diye ekliyor.
"Eğer o insan Lola'ysa?"
Bu sefer gözlerime bakıyor. "Ancak diğer insan Cricket'sa"
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Eğer ben yıldızlarsam,Cricket Bell koskoca galaksiler eder.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
"Hayat ne elde ettiğin değil, elde ettiğinle ne yaptığındır"


Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben iyiyim, fakat şu staj defterini doldurabilirsem çok daha iyi olacağım. :) Yazmaktan sıkılınca bir bloga gireyim, şu kitaplardan birinin yorumunu gireyim dedim. Yorumlayacağım kitaba gelirsek... 

Bu kitabı günlerce bloggerlarda, bookstagramlarda ve youtuberlarda görmüştüm ve de deli gibi merak ediyordum. Ki fuarda çantasıyla birlikte satıldığında kaçırmadan hemen aldım. ^^ 

Kuzenimde çok merak ediyordu ve 15 tatilde teyzeme kalmaya gittiğimizde birlikte okumaya karar vermiştik. Hatta öyle ki günlük sayfa kotamız vardı ve o gün içinde okuduğumuz kadarını gün içinde ve bitirdikten sonra da genel olarak üzerinde konuşalım diye plan da yapmıştık. Hatta ilk gün ilk ben okuyup bıraktıktan sonra Seda (kuzenim) aldı eline, bende o arada Seda'nın tabletinde yüklü olan Gözlerindeki Canavar'a başladım, boş durmayayım diye. Gözlerindeki Canavar beni baya sarınca planlar suya düştü tabii. Seda Lola'yı bende Gözlerindeki Canavar'ı okudum o ara. Neyse işte ben eve döndükten -Ruhumdaki Canavarı da okuduktan- sonra Lola'yı tekrar aldım elime ve tabii ki çok severek okudum. 

Konusuna pek değinmek istemiyorum. Aslında konusunu yazdım ama baktım fazla spoiler veriyorum, sildim. :) Konusunu zaten az çok biliyorsunuzdur. 

Öncelikle anlatımına değinmek istiyorum. Kitap ilk ağızdan yani Lola'nın ağzından anlatılıyor. Ancak benim alışık olduğum tarzdan biraz farklı olarak şimdiki zaman dilinden anlatılıyor. Şöyle bir örnek vereyim; Üçü de bana bakıyor. Boğazım düğümleniyor. Şeklinde bir anlatımı var. Yani söylüyor, yapıyor, yiyor diye kurulmuş cümleler. Bu beni başta rahatız etse de kısa sürede alışıp kitabın akışına kapıldım. 

Bir diğer değinmek istediğim konu ise karakterler. Yazar gerçekten oldukça farklı karakterler oluşturmuş. Lola ve Cricket o kadar farklı karakterler ki. Bu güne kadar okuduğum hiç bir karaktere benzemiyorlar. Bir de tabii kötü çocuk olayının olmaması kitabı sevdiren bir başka nokta. 

Seda kitabı bitirdiğinde sürekli "Abla ben aşık oldum" diye dolanıyordu ortalıkta. Ki Seda'yı kendine bu kadar aşık eden karakteri -Cricket- çok merak ediyordum ki gerçekten dediği kadar varmış. Çünkü aşık olmamak elde değil. 

Aslında değinmek istediğim bir çok nokta olmasına rağmen kafamda cümleleri toparlayamıyorum. Söylemek istediklerimin hepsi birbirine karışıyor. O yüzden fazla uzatmadan bu yorumu burada bitiriyorum.  Hala okumadıysanız, gidin hemen okuyun bence... ^^

Siz Lola ve Komşu Çocuk'u okudunuz mu? Lütfen düşüncelerinizi benimle paylaşın.. ^^

Puanım
5 Puan
Sevgiyle Kalın... 
Sevgiyle Kalın...
Read More

Salı, Nisan 12, 2016

Mart Ayında Okuduklarım | 2016 | Video

Mart Ayında Okuduklarım | 2016 | Video

Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben oldukça heyecanlıyım. Dün stajdan çıkıp eve gider gitmez kamera karşısına geçtim ve Mart Ayında Okuduklarım videosunu çektim. ^^ 

Uzun zamandır çekmediğim için oldukça heyecanlandım ve iki kez çektim. Çünkü ilki bulanık olmuştu. :D Heyecandan söylemeyi unuttuğum, konuşamadığım ve saçmaladığım yerler olabilir. Kusuruma bakmayın artık. ^^ 

Ve kanalıma abone olup, düşüncelerinizi benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum. ^^ 

Bir de, bir sonraki video için fikir verebilirsiniz. Video çekmeyi istiyorum fakat ne çeksem bilemiyorum. ^^

Mutlaka izleyin ve düşüncelerinizi benimle paylaşın. ^^ 


# Yalnızlık Sensizliktir - Adem Özbay | Yorumu gelecek.
# Harry Potter ve Sırlar Odası - J. K. Rowling | Yorumu gelmeyecek. 
# Şu İlginç Tarihimiz - Tolga Uslubaş | Yorumu gelebilir. 
# Köprü - Ayşe Kulin | Yorumu gelecek.
# So Ji Sub'un Yolu - So Ji Sub | Yorumu gelecek.

Siz içlerinden hangilerini okudunuz? Lütfen düşüncelerinizi benimle paylaşın... ^^

Sevgiyle Kalın...
Read More

Pazartesi, Nisan 11, 2016

Haftanın Blogu: Her Nefes Yeni Bir Hayat


Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben yine ve yine stajdan kaytararak blogda yazı yazıyorum. ^^ İnanın evde olduğum zaman blog yazmak bu kadar zevk vermiyor. :D Sanırım böyle patron ha geldi gelecek derken yazmak daha bir keyifli. ^^ Bu hafta blogumu boş bırakmadan yazılar düzenli bir şekilde gelecek. Ayrıca eve gidince de mart ayında okuduklarıma video çekmek istiyorum. Bakalım... Bende durumlar böyle... Siz neler yapıyorsunuz?

Gelelim bu haftanın bloguna....


Bu hafta random.org yine güzel bir blog seçti. ^^ Ben Talha'nın (bu arada kardeşimin adı da Talha :D) blogunu yine bir etkinlikte keşfetmiştim, yanlış hatırlamıyorsam.  Çok samimi, içten vede şiir gibi bir blogu var.  Belki bir çoğunuz onu tanıyordur bile. ^^ Anladığım kadarıyla da insanları mutlu etmeyi seven birisi.  Haydi bizde bloguna uğrayıp, yorumlarımızla onu mutlu edelim. ^^ 

Eh birde bu postu bu seferlik Talha'nın sözünü kullanarak kapatayım...

Gülücüklü Kalın... ^^
Read More

Pazar, Nisan 10, 2016

Kitap Yorumu: The Originals Anlatılmamış Hikaye; Yükseliş - Julie Plec

Kitap Yorumu: The Originals Anlatılmamış Hikaye; Yükseliş - Julie Plec

Orijinal Adı: The Rise 
Seri: The Originals #1
Çevirmen: Ebru Sürmeli
Sayfa Sayısı: 304
Baskı Yılı: 2015
Yayınevi: GO! Kitap

Arka Kapak

Köken Vampir ailesi bin sene evvel birbirlerine bir söz verdi. Her zaman ve sonsuza dek bir arada kalacaklardı. Ama verilen sözleri tutmak ölümsüzken bile kolay değildi.

1722 yılında New Orleans’a ayak basan Köken Vampirler Klaus, Elijah ve Rebekah Mikaelson tehlikeli geçmişlerini arkalarında bıraktıklarını zannederler. Ne var ki bölgelerini kimseyle paylaşmak istemeyen cadılar ve kurt adamlar bu kanunsuz şehirde cirit atmaktadır. Üstelik çok yakında gerçekleşmesi planlanan bir evlilikle birlikte aralarındaki ittifak sonsuza dek mühürlenecektir. Ama düşmanları birbirine düştüğünde kendilerini çok daha güvende hisseden Köken Vampirlerin şehri bu iki klana teslim etmeye hiç niyetleri yoktur. Özellikle de müstakbel gelin Vivianne’e gönlünü kaptıran Klaus’un. Elijah ailesi ile birlikte güvende olabilecekleri bir yuva aramakla, Rebekah da Fransız ordusunu kendi saflarına katmakla uğraşırken aşk sarhoşu Klaus hem kendisini hem de ailesini büyük bir tehlikeye atacak olayların içine sürüklenmektedir.

Alıntılar

New Orleans'a yeni bir şey gelmişti ve gece bir daha asla güvenli olmayacaktı.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
Klaus, Elijah'nın başının en az onlarınki kadar belada olduğunu anlayınca böyle düzenbaz bir üçlü oldukları için kendileriyle neredeyse gurur duydu.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
"Sen bizim için küçük bir baraka bulmaya her zamankinden daha çok yaklaşmış olabilirsin, kardeşim. Rebekah da bize hala bir ordu toplayabilir. Ama ben bizim için bir imparatorluk kuruyorum."

Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben iyiyim. Güzel, huzurlu bir hafta sonu geçirdim. Umarım sizinde güzel geçmiştir. Daha önce okuyup da yorum yapamadığım bir kaç kitabı yorumlayıp taslak olarak kaydettim. Mart ayında okuduklarımı da bir aksilik olmazsa bu hafta içinde video çekip kanalıma yükleyeceğim. Evet.. Bende durum böyle.. Şimdi gelelim bugün yorumlayacağım kitaba... 

The Originals benim severek izlediğim bir dizi. 3. sezonu henüz izlemedim gerçi. Sezon finali yapmasını bekliyorum. Maalesef dizileri finali veya sezon finali yayınlanmadan izleyemiyorum. 

Kitabın  konusundan da pek bahsetmek istemiyorum açıkçası. Zaten arka kapak yazısında yeterince açıklama var. Eğer konuyu anlatmaya girişirsem spoiler verebilirim, o yüzden hiç girmiyorum oraya. ^^

Kitabı Tüyap Kitap Fuarından almıştım bildiğiniz gibi. Ki almama gibi bir durum söz konusu bile olamazdı. Çünkü gerçekten bayılıyorum bu diziye. Ancak kitabı henüz okumadan yazarın senarist olduğunu bildiğimden endişelerim vardı. Kafamda net bir soru vardı. "Bir senarist, ne kadar iyi roman yazabilirdi ki?" 

Ancak size şunu söyleyebilirim ki hiç endişe etmeden gönül rahatlığıyla alıp okuyabilirsiniz. Çünkü bir senariste göre çok çok iyi yazılmıştı. Yazım hatası veya herhangi bir sorun göremedim ben. 

Ayrıca, duygu, karakter tasvirleri gayet yerinde ve güzeldi. Anlatımda bir o kadar akıcıydı. Bir-iki gün içinde okunup bitirilebilecek bir kitap. 

Birde diziyi izlemeyenler için şunu da söylemek istiyorum ki, diziyi izlememiş olsanız bile kitabı alıp okuyabilirsiniz. Çünkü dizi günümüzde geçerken, kitap 1722 yılında geçiyor. 

Siz Yükseliş'i okudunuz mu? Lütfen düşüncelerinizi benimle paylaşın... ^^

Puanım
5 Puan
Sevgiyle Kalın... 
Sevgiyle Kalın...
Read More

Pazartesi, Nisan 04, 2016

Haftanın Blogu: Duydum Zannettiklerim

Haftanın Blogu

Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben daha iyiyim. Bu hafta sonu bol bol dışarı çıktım, yürüdüm, ablamları (kuzenlerim) ziyarete gittik ve yeğenlerimi (Biri 1 yaşında diğeri henüz 15 günlük ^^) bol bol sevdim. Çok güzel bir hafta sonu geçirdim ve kendimi çok daha iyi hissediyorum. Umarım sizinde hafta sonunuz güzel geçmiştir. 

Maalesef geçen hafta, haftanın blogunu seçememiştim ve blogda da fazla yazı yazamamıştım. Fakat bugün, haftanın blogunu seçerek ve bu ayın planını, yapılacaklarını ayarlayarak güne başladım. ^^

Şimdii... Gelelim haftanın bloguna....

Duydum Zannettiklerim

Bu haftanın blogu Duydum Zannettiklerim oldu. Güzelde oldu. Çünkü Narin ile güzel bir tevafuk sonucu snapchat'te tanışmış ve blogu olduğunu öğrenmiştim. Epeydir kendisiyle iletişimde olamasak da tanıştığım için çok mutluyum. Henüz blogda çok yeni sayılır diyebilirim. Ayrıca anladığım kadarıyla şu sıralar blogda daha çok aktif olmak istiyor. 

O yüzden şimdi ne yapıyoruz? Dosdoğru bloguna gidip, blogunu takibe alıp yorumlarda desteğimizi gösteriyoruz. ^^ 

Sevgiyle Kalın...
Sevgiyle Kalın
Read More

Social Profiles

Twitter Facebook Google Plus Instagram Email Pinterest

Bloglovin'deyim

Snapchat'teyim!

Snapchat'teyim!

İzleyiciler

Reklam Alanı

En çok yorum yapanlar

Puanlama Tablosu

Puanlama Tablosu

Yasal Uyarı

Site içerisinde yer alan tüm fikir, tasarım, yazı ve fotoğraflar Ebrar Şeyban'a aittir. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak belirtilmeden, izinsiz kullanımı ve alıntı yapılması yasaktır.
Copyright © N. Ebrar Şeyban
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Copyright © Bayan Safir Mavi | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com