Bayan Safir Mavi

Bloguma Hoşgeldiniz! :)

Ne okuyorum?

Ateş Ustası - Maria V. Snyder (Usta Serisi #3)

Ne izliyorum?

Teen Wolf

Salı, Mayıs 24, 2016

Şu Sıralar Neler Oluyor? #4


Merhabalar, nasılsınız? Ben iyiyim... Yaklaşık 15 gündür ortalarda yoktum.. Aslında kısa bir süreliğine daha yokum ama bir selam vereyim dedim. 

Okulların bitmesine çok az kaldı.. Tabii stajımında öyle. Bu haftayı saymazsak son iki hafta kaldı ve hem staj evraklarımı tamamlamam hemde son sınavlara hazırlanmam gerekiyor. Stajda da yapmam gereken epeyce iş var. Tabii sürekli bilgisayar karşısında olmaktan dolayı beynim uyuşuyor. 

Bu aralar pek kitap okuyamıyorum. Annemle yabancı dizilere sardık. Haliyle insanı epeyce alıkoyuyor. Blogda yazmam gereken birçok yazı var fakat onları yazmaya da üşeniyorum. 

Şu okul yüzünden de üzerimde bir sıkılganlık var. Hiçbir şey yapasım gelmiyor. Bu akşam staj dosyamı bitirmem ve patrona imzalatmam lazım. Yarın Php ve mesleki ingilizce'den sınavım var. Anlayacağınız yapmam gereken çok şey var fakat içimde istek yok. 

Ancak şunu söyleyebilirim ki bu hafta içinde bir alışveriş videosu gelebilir. Beni snapchatten takip edenler görmüştür aldığım kitapları fakat daha öncesinde de bir alışveriş yaptığımdan video çekmeye karar verdim.

Sineklerin Tanrısı'nı okumaya başladım ama bu sıkılgan dönemde olduğumdan pek okuyabileceğimi sanmıyorum. Bu sebeple Bloggerlar Okuyor - Mayıs etkinliğine katılamayabilirim. Şuan daha çok akıcı, eğlenceli ve üzerine düşünmem gerekmeyecek çıtır çerezlik kitaplar okumayı düşünüyorum. Önerilere açığım ^^ 

Bende durumlar böyle... Umarım sıkılmadan okuyabilmişsinizdir. 

Siz neler yapıyorsunuz? Şuan ne okuyor ve neler izliyorsunuz? Düşüncelerinizi benimle paylaşın... ^^ 

Sevgiyle Kalın...
Read More

Çarşamba, Mayıs 11, 2016

Bloggerlar Okuyor Mayıs 2016 Kitabını Seçiyoruz!

Bloggerlar Okuyor Mayıs 2016 kitabını seçiyoruz!

Merhabalar herkese... Bloggerlar Okuyor etkinliği kapsamında Mayıs ayında okuyacağımız kitabı seçiyoruz. 

Etkinlik hakkında detaylı bilgi için tık tık.

Mayıs ayında okuyacağımız kitabı seçmek ve etkinliğe katılmak için sizi buraya alalım.

Ben elimde olduğundan ve henüz okumadığım için Hobbit'e oy kullandım. Haydi sizde hangi kitabı okumak istiyorsanız onu seçin. ^^

Nisan ayında okuduğumuz George Orwell'in 1984 adlı kitabının yorumu için tık tık.

Sevgiyle Kalın...
Sevgiyle Kalın...
Read More

Salı, Mayıs 10, 2016

Kitap Yorumu: 1984 - George Orwell | Bloggerlar Okuyor - Nisan 2016

Kitap Yorumu: 1984 - George Orwell | Bloggerlar Okuyor - Nisan 2016

Orijinal Adı: 1984
Çevirmen: Celâl Üstüner
Sayfa Sayısı: 350
Baskı Yılı: 2016 (Elimdeki baskısı)
Yayınevi: Can Yayınları

Arka Kapak

Parti'nin dünya görüşü, onu hiç anlayamayan insanlara çok daha kolay dayatılıyordu. (...) Her şeyi yutuyorlar ve hiçbir zarar görmüyorlardı çünkü tıpkı bir mısır tanesinin bir kuşun bedeninden sindirilmeden geçip gitmesi gibi, yuttuklarından geriye bir şey kalmıyordu.

George Orwell'in kült kitabı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, yazarın geleceğe ilişkin bir kabus senaryosudur. Bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, romanda inanılmaz bir hayal gücüyle, en ince ayrıntısına kadar kurgulanmıştır. Geçmişte ve günümüzde dünya sahnesinde tezgahlanan oyunlar düşünüldüğünde, ütopik olduğu kadar gerçekçi bir romandır Bin Dokuz Yüz Seksen Dört. Güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen bir başyapıttır; yalnızca yarına değil, bugüne de ilişkin bir uyarı çığlığıdır. 

Can Yayınları, bu "bütün zamanların kitabını" Celâl Üster'in özenli çevirisiyle okura sunmaktan kıvanç duyuyor.

Alıntılar

Korkunu asla gösterme! Öfkeni asla belli etme! Gözlerindeki en ufacık bir kıpırtı seni ele verebilir.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
Her şey bir hayal dünyasında eriyip gidiyordu, sonunda yılın hangi gününde oldukları bile belirsizleşmişti.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
Özgürlük, iki kere iki dört eder diyebilmektir. Buna izin verilirse, arkası gelir.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
Her şeyi yutuyorlar ve hiçbir zarar görmüyorlardı, çünkü tıpkı bir mısır tanesinin bir kuşun bedeninden sindirilmeden geçip gitmesi gibi, yuttuklarından geriye bir şey kalmıyordu.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
Hiçbir yararı olmayacağını bile bile insan kalmanın çok önemi olduğunu düşünüyorsan, onları yendin demektir.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
Geriye hiçbir şey kalmayacak senden; ne nüfus kütüğünde bir ad ne de belleklerde yaşayan bir anı.Geçmişten silindiğin gibi, gelecekten de silineceksin. Hiç var olmamış olacaksın!


Merhabalar, nasılsınız? Bugün içine ikinci yazımı giriyorum. Normalde aynı gün içerisinde yazı girmemeye çalışsam da bugün durum biraz farklı. Bugün Bloggerlar Okuyor etkinliği kapsamında okuduğum 1984'ün yorumunu gireceğim. 

Onun öncesinde etkinlikten kısaca bahsedeyim; Bu etkinlik kapsamında seçilen kitabı o ay içerisinde okuyup, ayın son günü yorumunu bloglarımızda paylaşıyor olacağız. Daha detaylı bilgi için tık tık. 

Nisan ayı için George Orwell'in 1984 adlı romanı seçilmişti. Etkinlik biraz geç başladığından yorum tarihi 10 Mayıs'a kadar ertelenmiş. Bugün denk gelmesem haberim olmayacaktı ve bu kitabın yorumu gelmeyecekti. Neyse ki son anda yetişmiş bulunuyorum. ^^ 

Kitabımıza gelecek olursak... Aslında tam olarak nereden başlayacağımı bilemiyorum. Bu kitap hakkındaki düşüncelerimi toparlamakta zorlanıyorum açıkçası. Kısaca konusuna değineyim...

Kitap Winston Smith karakterinin tarafından ilahi bakış açısıyla anlatılıyor. Kitapta bahsi geçen dünya oldukça çarpıcı. Artık sadece 3 ülke vardır ve karakterimizin yaşadığı ülke Okyanusya'dır. Ülke, Parti egemenliği altındadır ve Büyük Birader isimli şahsımız partinin başındadır. (Tabii Büyük Birader diye birisi gerçekten varsa...)

Parti'nin egemenliğindeki Okyanusya'da iç parti üyeleri, dış parti üyeleri ve proleter'ler yaşamaktadır ki karakterimiz Winston dış parti üyelerinden olup Gerçek Bakanlığı'nda çalışmaktadır. 

Kitap boyunca Winton'ın  iç dünyasını, düşüncelerini -ki düşüncenin suç olduğu bir toplumda yaşıyor- gerçeği bulma çabalarına ortak oluyoruz. 

Kitap boyunca beni dehşete düşüren birçok şey oldu. Ki kitabı dehşet içerisinde okuduğumu söylemeliyim. 

Beni dehşete düşürenlerden birisi düşüncesuçu'ydu. Parti'nin aleyhine düşündüğünüz, hatta Parti'nin düşünmenizi istediği şeyden başka düşündüğünüz her şey suç. (Kabul çok garip bir cümle oldu. :D) Öyle ki adamlar Yenisöylem'i -yeni bir dil- oluşturarak kelime dağarcığını olabildiğince minimuma düşürüp, sizin düşünmenizi engellemeye çalışıyorlar. Gerçekten dehşet verici bir şey. 

Bir diğer en can alıcı nokta ise geçmişin değiştirilmesi. Evet yanlış okumadınız, adamlar geçmişi değiştiriyorlar. Nasıl mı? Mesela bir hafta öncesinde istatistiksel tahminlerde bulunuluyor. O tahminler tutmadı mı? Haberlerde, gazetelerde yayınlanan o makale şuan ki istatistiklere uygun olarak değiştiriliyor ve o şekilde aynı tarihli gazeteye tekrar basılıyor. Ve bütün eski orijinal baskılar yok ediliyor. Böylece Parti'nin tahminleri her zaman doğru oluyor ve insanlar bu durumu hiçbir şekilde yadırgamıyor. 

Hatta öyle ki 5 dakika öncesine kadar Avrasya'yla savaşta olduğu bilinirken 5 dakika sonra en başından beri Doğuasya'yla savaştıkları söyleniyor ve kimse "yahu biz Avrasya'yla savaşıyorduk n'oldu?" demiyor aksine hemen kabulleniyor. 

Yani diyeceğim o ki kurgu, oluşturulan dünya gerçekten dehşet verici. Ben daha öncesinde Orwell'ın hiçbir kitabını okumamıştım ve ilk olarak herkes Hayvan Çiftliği'ni öneriyordu. Ancak Orwell'ın kalemiyle tanışmak bu kitaba nasipmiş ki bu konuda hiç sıkıntı çekmedim. 

Kurgunun, olayların, anlatımın akıcılığı oldukça iyiydi. Orwell'ın diğer kitaplarını da mutlaka alıp okuyacağım. ^^ 

Aslında kapağına da değinmek istiyorum. Çünkü bu zamana kadar birçok kapak uygulanmış, tasarlanmış. Ama içlerinden en çok Can yayınlarının bu son kapağını beğendim. Gerçekten çok güzel. Gerçi Orwell'ın diğer kitaplarına da çok güzel tasarımlar uygulamışlar. Değinmeden geçmek istemedim. 

Ben kitabı çok beğendim. Daha sonra tekrar okuyacaklarım arasında yerini aldı. Uzun bir yorum oldu, umarım sıkılmadan okuyabilmişsinizdir. ^^

Siz 1984'ü okudunuz mu? Lütfen düşüncelerinizi benimle paylaşın...

Etkinliğe katılan diğer bloglar:
Puanım
Sevgiyle Kalın...
Sevgiyle Kalın...
Read More

Mart Ayında İzlediklerim | 2016

Mart Ayında İzlediklerim | 2016

Merhabalar, yine ben..^^ Nasılsınız? Bu yazı epeyce geç geldi farkındayım. Hatta bunu yazmasam mı diye de düşündüm ama mart ayında o kadar çok film izlemişim ki yazmazsam olmazdı. Bakalım neler izlemişim...

Harry Potter

Şubat yazımda bahsetmiştim, kardeşimle birlikte Harry Potter serisini baştan başlamıştık izlemeye. Tekrardan izlemek harikaydı. Gerçekten izlemekten bıkmayacağım bir seri. Bıkmak imkansız. Filmler arasında bile seçim yapmak imkansız. Bir şey söylememe gerek bile yok aslında. Harry Potter sonuçta. Ne söyleyebilirim ki. ^^
Victor Frankenstein
Victor Frankenstein

IMDB Puanı: 6,0/10
Yapım: 2015 / ABD / 110 dakika
Tür: Fantastik, Macera, Korku

Konusu: Radikal bilim adamı Victor Frankenstein ve kamburu yüzünden sirklerde eziyet çekerken doktor tarafından kurtarılan keskin zekalı yardımcısı Igor Strausman, (Radcliffe) insanoğlunu ölümsüzlüğe götürmek için ortak bir vizyona sahiptiler. Igor doktora duyduğu hayranlık ve vefa borcuyla onun her dediğini yerine getirmeyi istese de zamanla doktorun amaçları hakkında şüpheleri oluşmaya başlar. Victor’un deneyleri ilerledikçe ölüleri diriltebilmenin gücü doktoru değiştirmeye başlar ve bu saplantısı korkutucu sonuçlara yol açar. Igor dahi ve mantığını kaybetmiş arkadaşını deliliğin eşiğinden döndürmeye ve yarattığı canavardan korumaya çalışırken Scotland Yard polisi ve ruhunu kaybettiği için sonsuz bir öfkeyle kalan canavarlar Igor'un yolundaki en büyük engellerdir.

Bu filmi tesadüfen görüp hadi izleyelim dedik. Aslında beklentimi çok yüksek tutmasaydım daha fazla sevebilirdim. Olaylar gelişirken aslında heyecan oluşturması gereken yerlerde bile sıkılmış olabilirim. Filmde en beğendiğim şey McAvory ve Radcliffe'in oyunculuğu oldu. Özellikle de McAvory'nin. Gerçekten oyunculuğuna hayran kaldım ve sırf onun için sonunu getirdim. Film çok iyi olmamakla birlikte çok da kötü değildi. Beklentinizi fazla yükseltmediğiniz sürece beğeneceğiniz bir film olacağını düşünüyorum. ^^
Swades: We, the People
Swades: We, the People

IMDB Puanı: 8,3/10
Yapım: 2004 / Hindistan / 189 dakika
Tür: Dram

Konusu: Mohan uzun zaman Amerika'da yaşayan ve NASA'da çalışan bir Hintli'dir. Yıllar sonra kendisini büyüten dadısını özler. Ona olan vefa borcunu ödemek için onu Amerika'ya getirip bakımını üstlemek ister. Bu amaçla lüks bir kamp arabasıyla çıktığı Hindistan kırsallarına uzanan yolcuğuluğunda unuttuğu kökenleriyle kültürüyle yüzleşir. İçten içe yaşadığı çelişkilerin içindeyken bir de küçüklüğünde tanıdığı Gita'ya aşık olur. Tüm bu yolculuk en sonunda Mohan'ı ciddi bir karar vermenin eşiğine getirir.

Mart ayında en çok Hint filmi izledim. ve bunlardan ilki Swades. Tek kelimeyle harikaydı. Filmi rastgele bulmuş ve Shakrukh Khan oynadığı içinde tereddütsüz hemen açtık ve izlemeye başladık. Gerek konusuyla, Khan'ın oyunculuğuyla, samimiyetiyle olsun bizi kendine hayran bıraktı. Benim söyleyebileceğim pek bir şey yok.Adamlar filmi ödüle boğduklarından söyleyecek bir şey düşmüyor bana. Bol ödüllü, sımsıcak bir yapım. Kesinlikle ve kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum. ^^
Dilwale
Dilwale

IMDB Puanı: 5,4/10
Yapım: 2015 / Hindistan / 158 dakika
Tür: Aksiyon, Dram, Komedi, Romantik

Konusu: Raj ve kardeşi Veer ; oto tamirhalerinde mutlu mesut yaşamaktadırlar. Eğlenceli bir hayatları iyi dostları vardır. Raj çevresinde sayılan ve sevilen biridir. Veer de kanı kaynayan iyi bir gençtir. Hayatları Veer'in güzel bir kız olan Ishita ile tanışmasıyla değişir.. Raj tekrar karanlık geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalacaktır....

İtiraf etmek gerekirse bu filme Shakrukh ve Kajol ikilisini görünce dalmış bulundum. Ancak çokta iyi bir yapım değildi. Klişe konu üzerinden berbat bir senaryoyla işlenmiş bir filmdi. Filmde görsellik iyi işlenmesine rağmen olaylar bir çırpıda geçip gitti. Evet bir yerde kendini izlettiren eğlenceli bir filmdi fakat Shakrukh ve Kajol'e yakıştığını pek düşünmüyorum. Hele birde Swades gibi çok kaliteli bir yapımın üzerine izleyince pek sevemedim. Filmde sevdiklerim Veer'in şapşallığı, Shakrukh ve Kajol sahneleri - özellikle 5 dakika randevu- ve şarkılardı. Özellikle filme dahil edilmeyen, film bittikten sonra çalan Tukur Tukur şarkısı. :D Hadi şuraya bırakayımda bir izleyin. :D

Main Aur Mr. Riight
Main Aur Mr. Riight

IMDB Puanı: 5,7/10
Yapım: 2014 / Hindistan / 115 dakika
Tür: Komedi, Romantik

Konusu: Alia bir kast yönetmenidir.Filmler için oyuncu seçimleri yapmaktadır. Çocukluğundan beri mükemmeliyete inanan ; yalnız başarılı,kendine güvenen, güzel ve inatçı bir kızdır. Tabiki de her kız gibi bay mükemmeli aramaktadır. ve tabiki de her kız gibi bulamamaktadır. bir çok başarısız denemeden sonra.Arkadaş grubunun baskılarına dayanamayıp; kendisine bir bay mükemmel yaratmaya karar verir. Bir oyuncu adayıyla onun bay mükemmelini oynaması için anlaşır. Ve olaylar başlar..

Yine ortalama bir filmdi. Bir Hint filmi sitesinde popülerler arasında olduğundan şans vermek istedim. Tabii birde Bir Garip Aşk dizisinden tanıdığımız Barun Sobti'yi görünce hadi izleyeyim dedim. Aslında alt yapıda güzel bir konu var ancak gerek karakterler, gerekse seneryo bakımından iyi işlenememiş bir filmdi. Özellikle karakterlerin aralarındaki ilişkilerin çarpıklığı ve karışmasını pek sevemedim. Filme dair sevdiğim tek şey Barun'un oyunculuğuydu. Bir Garip Aşk'ta gördüğümüzün tam tersi bir karakter olması izlerken keyif aldığım tek şeydi. İzlemesem de olurdu dediğim bir film oldu.
Student of the Year
Student of the Year

IMDB Puanı: 5,5/10
Yapım: 2012 / Hindistan / 146 dakika
Tür: Komedi, Romantik

Konusu: Abhimanyu Singh aka Abhi (Sidharth Malhotra) basarılı olmak ve yükseklere ulaşmak isteyen orta sınıf bir ailenin çocuğudur ve bu yoldaki ilk adımını "Yılın Ögrencisi" olmak için atacaktır. Rohan Nanda aka Ro (Varun Dhawan), babası ile fikir zıtlıkları yaşayan ve "Yılın Ögrencisi" olursa babasına karşı kendisini kanıtlayabilecegini düsünen zengin bir şirket sahibinin varisidir. Farkli hedefleri olan filmin bu iki kahramanı dostlardır. Ancak bu dostluk çok uzun sürmeyecektir. Okulun en popüler kızı olan Shanaya Singhania (Aliye Bhatt), bu dostluğun arasında bir düğüm olacaktır.

Bu filmi severek izledim. çünkü dostluk ilişkisini çok güzel işlemişti. Ayrıca altta yatan öğrencileri birbirleriyle başarı yarışına sokulmasını anlatan güzel bir yapımdı. Evet çok başarılı bir yapım olmasa da ben sevdim. Aile, dostluk ilişkilerini güzel işlemişti. Eğlenerek ve severek izleyebileceğiniz bir film. ^^
Bajrangi Bhaijaan
Bajrangi Bhaijaan

IMDB Puanı: 8,1/10
Yapım: 2015 / Hindistan / 163 dakika
Tür: Dram

Konusu: Pakistanlı konuşamayan küçük Shahida'nın (Harshaali Malhotra) annesi, Hindistan'da çocuğunun tedavi edileceğini öğrenir. Hindistan'a gidiş yolculuğunda küçük Shahida, annesini kaybeder. Hindistan'da Shahida'ya yardım edecek olan kişi ise Bajrangi Bhaijaan müridinden olan Pavan'dır. Pavan (Salman Khan) ile Shahida'nın yolları bakalım nasıl kesişecek ve Pavan, Shaihada'yı ailesine ulaştırabilecek midir...

Benim Mart ayında izlediklerimden en sevdiğim tereddütsüz Bajrangi Bhaijaan oldu. Harikaydı. Çok sevdim, bayıldım... Böyle devam edebilirim övmeye. Kurgu, oyunculuk, her şey harikaydı. Özellikle küçük kızın oyunculuğu bir harikaydı. Bir noktadan sonra ağlamaktan gözlerim şişmiş, canım çıkmış olabilir. O yüzden ben susayım en iyisi mi siz koşun filmi izleyin. Şuraya da fragmanını bırakayım.

Shaandaar
Shaandaar

IMDB Puanı: 3,6
Yapım: 2015 / Hindistan / 144 dakika
Tür: Dram, Komedi, Romantik

Konusu: Londra’da yapılacak olan düğünü bekleyen iki ailenin birbirinden habersiz planlarını konu alıyor. Aileler kendilerini düşünürken, eşler bambaşka bir maceranın peşine düşeceklerdir.

Film çok iyi olmamakla birlikte çokta kötü bir film değildi. Komedi ağırlıklı olduğundan keyifle izlenebilecek bir film. Beklentiyi düşük tutmakta fayda var. ^^ Ben çok sevdim diyemesem de keyifle izledim.
The Search
The Search

IMDB Puanı: 6,9/10
Yapım: 2014 / Fransa-Gürcistan / 149 dakika
Tür: Dram

Konusu: 1999'da, Çeçenistan Savaşı sırasında geçen hikaye, bir yardım kuruluşunda çalışan Carole (Berenice Bejo) ile savaştan etkilenmiş bir çocuk olan Hadji'nin (Abdul Khalim Mamutsiev) etrafında gelişiyor. Mülteci kampında Hadji ile tanışan Carole, çocuktan çok etkilenir ve onu evine alır. Ancak bu sırada küçük çocuğun ablası Raissa, kardeşini umutsuzca aramaya başlamıştır.

Mart ayında izlediklerimden en sevdiğim ikinci film The Search oldu. Çok ama çok etkileyici bir filmdi. Kasvetli havasıyla sizi hikayenin tam ortasına çeken bir yanı var bu filmin. Üç farklı yönden ilerleyen film gerçekten çok etkileyiciydi.İzlemenizi kesinlikle tavsiye ediyorum. Fragmanını da şuraya bırakayım.^^

2033
2033

IMDB Puanı: 4,2/10
Yapım: 2009 / Meksika / 100 dakika
Tür: Bilimkurgu, Macera

Konusu: Yıl 2033, Meksika büyük kaoslardan sonra askeri rejimin darbesiyle yeni bir döneme başlamıştır. Ancak büyük şirketler bu darbeden hoşnut değillerdir. Zira kendi çıkarları için her şeyi yapmaya kararlılardır…

Bu filmden sonra net olarak söyleyebilirim ki babama bir daha film seçtirmeyeceğim. :D Ben konusundan şöyle bir baktıktan sonra izlemek istememiştim. Ailecek güzel bir film izlemek yerine bu çöpten başka hiçbir şeye benzemeyen saçma sapan filmi izledik.Cidden zaman kaybından başka bir şey değildi. Hiç beğenmedim. Normalde hiçbir diziyi, filmi, kitabı bu derece kötülemem. Sonuçta ortada bir emek vardır. Ancak size tavsiyem bu filmden durabildiğiniz kadar uzak durun. Oyunculuk, kurgu, seneryo, görsellik gerçekten berbattı. Neyse lafı uzatmayacağım. Bu filmi gördüğünüz yerde sakin olun ve yavaşça, ne yavaşçası olabildiğince hızla uzaklaşın oradan. :D

Eveett benim izlediklerim bunlardı. Destan gibi bir post oldu  biliyorum. Buraya kadar okuyabildiyseniz tebrikler gerçekten. Çünkü benim gözüm yemiyor bir daha başa dönüp yanlışım var mı diye kontrol etmeyi. :D Yanlışlarım olduğuysa kusura bakmayın artık. :) Toplamda 15 film, yani ortalama 2 günde 1 film izlemişim. o.O Durun dakika ve saati hesaplayacağım merak ettim. :D Toplamda 2140 dakika, yani neredeyse 35 saat film izlemişim. o.O Cidden şuan en az sizin kadar şaşkınım. :D 

Siz içlerinden hangilerini izlediniz? Lütfen düşüncelerinizi benimle paylaşın. ^;^ Ayrıca bu yazıyı sonuna kadar okuduysanız teşekkür etmeyi kendime bir borç bilirim. ^^ 

Sevgiyle Kalın... 
Sevgiyle Kalın...
Read More

Pazartesi, Mayıs 09, 2016

Haftanın Blogu: Yechis


Merhabalar, nasılsınız? Ben yine stajdan kaçamak yapıp bloga sığındım. Aslında çok işim var ama bu yazıyı gireyim dedim. Bu yazıyı her ne kadar hızlıca yapmaya çalışsam da olmuyor. Random'dan blog seçip blog aktif mi, ne zamandır tanıyorum, neler paylaşıyor diye bloga dalınca bir bakıyorum neredeyse 1-2 saat blogda dolanıyorum. Şşştt aramızda kalsın, patron duymasın iki saattir çalışmadığımı. :D Normal bir çalışan olmadığım ve beni çok zorlamadıkları için hatta masam odanın en köşesinde gözlerden uzak olunca rahatlıkla takılabiliyorum. :) Öyle işte... Sizde durumlar nasıl? 


Bu haftanın blogu da Yechis oldu. Ne zamandır takipte olduğumu bilmiyorum. Ama adını gördüğüm an "Ben bunu biliyorum" dediğim bloglardan. Blog yazılarını da pek takip edemiyordum. (Ki şu sıralar hiçbir blogu takip edemiyorum. :/ ) Hal böyle olunca ve random.org'da Yechis'i seçince dediğim gibi tam anlamıyla bloguna daldım. Çok sevimli, zengin içerikli ve keyifle okunan bir blogu var. Benim sıklıkla takip edeceğim bloglar arasına girdi bile. Dediğim gibi blogunda gezinmeye başlayınca zaman nasıl geçti anlamadım. Öğle paydosum gelmiş bile.:D 

Sizlerde bir koşu Yechis'in bloguna uğrayın derim. Zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. ^^

Dipnot: Okullarla birlikte stajım da bitecek -inşallah-. Stajda yapmam gereken katalog güncellemesi var epey zahmetli ve zaman alan bir iş. Birde staj dosyamı bir iki haftaya teslim etmem lazım. O yüzden blogları pek gezemiyorum. Affedin...

Dibin dibi not: Hal böyleyken kullanabildiğim tek sosyal medya snapchat. Sizleri takip edebilmem için lütfen kullanıcı adınızı yorumda belirtin. ^^ Benim kullanıcı adım: bayansafirmavi. :D Tamam, çok konuştum susuyorum. :D

Sevgiyle Kalın... 
Read More

Çarşamba, Mayıs 04, 2016

Kitap Yorumu: Yalnızlık Sensizliktir - Adem Özbay

Kitap Yorumu: Yalnızlık Sensizliktir - Adem Özbay

Sayfa Sayısı: 209
Baskı Yılı: 2013
Yayınevi: Az Kitap

Arka Kapak
Yalnızlık sensizliktir.
Sensizlik derin bir suskunluktur.
Yıldızların susmasıdır, kuşların susması, kalbin susmasıdır.
Sanma ki sen yokken kalbim bir işe yaradı, ne yağmur yağdı, ne şarkılar söylendi.
Sen yokken burası bir elem bir hasret bir ıstırap diyarı...
Sensizliği yazamaz hiçbir sözlük, söyleyemez hiçbir dudak, anlayamaz hiçbir kalp.
Neredesin, hangi iklimdesin? Hangi rüzgarlarda uçuşuyor saçların, hangi denizlerde ıslanıyor ayakların?
Hangi yollar sana çıkıyor?
Sen, yalnızlığımın ikiz kardeşi... ey hasretim ey kalp yangınlarım. Ardım sıra toprağa karışan gözyaşlarım. İçimde yanıp tutuşan gönül ormanlarım. Kuruyup çöle dönmüş göz pınarlarım. Söyleyemeyen dillerim, susmayan hıçkırıklarım, takati kalmamış halim...

Ya gel yalnızlığımı alıp götür buralardan, ya da gel beni al götür buralardan.
Sensizlik yalnızlık, yalnızlık sensizlik...
Sensizlik, sensizlik, sensizlik...

Alıntılar
Sen ne güzelsin böyle...
Ne güzel seviliyorsun kalbimde...
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
Sevmek bir rüya ile yaşamaktır ömrü.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
Aşk bir savaş bence, galip gelmenin mağlup olmaktan geçtiği bir savaş.
Merhablar, nasılsınız? Ben iyiyim. Çalışmaktan bunalınca biraz blogumla ilgileneyim dedim ve yine buradayım. ^^ Bu yorumu daha öncesinde yazıp taslak olarak kaydetmiştim ama biraz ayar çekip ancak yayımlayabildim. Bugün yorumlayacağım kitabı Mart okuduklarım videomda bahsetmiştim. 

Bu kitapla ve yazarla tanışmam 2 yıl öncesine denk geliyor. Kitabı bir çekilişte imzalı olarak kazanmıştım. Bir deneme kitabı olduğundan hemen başlasam da bitirememiştim. Ara ara elime alıp okusam da bitirmek bu zamana kısmetmiş. Tabii bitireli bir ay kadar oluyor. :) 

Öyle çok çok iyi bir kitap olmasa da fena değildi. Gerçi hepi topu bu tarz 3-4 kitap okumuşumdur ve içlerinden en iyisi Tolga Akpınar'ın Aşkullah adlı kitabıydı. Ki onu okuduktan sonra bu o kadar da iyi gitmedi açıkçası. Yarım bırakmamak için okudum da diyebiliriz. Yorum yazmayı da pek düşünmüyordum açıkçası ama bitirdikten sonra kısa da olsa hakkında bir şeyler söylemek istedim. ^^

Yine de yazarın diğer kitaplarına da şans vereceğim. Özellikle Aşkperest'i merak ediyorum. Bu kitabı isterseniz okuyabilirsiniz tabi ama okumasanız da olur bence. ^^

Siz Yalnızlık Sensizliktir'i okudunuz mu? Lütfen düşüncelerinizi benimle paylaşın.. ^^

Puanım
2 Puan
Sevgiyle Kalın...
Sevgiyle Kalın...
Read More

Pazartesi, Mayıs 02, 2016

Haftanın Blogu: Demeter'in Güncesi

Haftanın Blogu: Demeter'in Güncesi

Merhabalar, nasılsınız? Ben iyiyim ve yine-yeni-yeniden stajdayım. Şu yazı dizisini stajda olmadan yazacağım günleri iple çekiyorum resmen. Blogda yazılacak yazılar birikiyor ve ben yazmaya fırsat bulamıyorum. Öyle ki henüz Bloggerlar Okuyor etkinliği kapsamında okuduğum 1984'ün yorumunu bile giremedim. Biraz çalıştıktan sonra ara verip bu yazıyı gireyim dedim. Sonra yine işe döneceğim. Fırsat bulursam da 1984'ün yorumunu girmeye çalışacağım. ^^ Bende durumlar böyle... (Pek bir fark yok gerçi monoton hayatıma devam..:D ) Sizde durumlar nasıl?

Bu haftanın bloguna gelecek olursak...

Demeter'in Güncesi

Bu haftanın blogu Demeter'in Güncesi oldu. Ecenur'u (blogun sahibi) ben Baldanberi'den Gizem sayesinde keşfettim. Snapchat'te bir iki sefer bahsedince takibe aldım. Oldukça keyifli ve komik snap'lerinden  sonra blogunda bir iki yazısını okuduğumda çok sevdim. Bundan sonra da severek takip edeceğim bloglardan. Sizlerde Demeter'in Güncesi'ne bir uğrayın derim. Hatta uğramakla kalmayın birde takibe alıp yorumda yapın. :D 

Dip not: Beni de Snapchat'ten takip edebilirsiniz tabii. :D Snapchat adım: bayansafirmavi 

Dibin dibi not: Gene çenem düştü biliyorum ama birde şunu söyleyeyim: lütfen düşüncelerinizi benimle paylaşmayı unutmayın. :D 

Sevgiyle Kalın...
Sevgiyle Kalın...
Read More

Social Profiles

Twitter Facebook Google Plus Instagram Email Pinterest

Bloglovin'deyim

Snapchat'teyim!

Snapchat'teyim!

İzleyiciler

Reklam Alanı

En çok yorum yapanlar

Puanlama Tablosu

Puanlama Tablosu

Yasal Uyarı

Site içerisinde yer alan tüm fikir, tasarım, yazı ve fotoğraflar Ebrar Şeyban'a aittir. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak belirtilmeden, izinsiz kullanımı ve alıntı yapılması yasaktır.
Copyright © N. Ebrar Şeyban
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Copyright © Bayan Safir Mavi | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com