Bayan Safir Mavi

Bloguma Hoşgeldiniz! :)

Ne okuyorum?

Ateş Ustası - Maria V. Snyder (Usta Serisi #3)

Ne izliyorum?

Teen Wolf

Salı, Ağustos 04, 2015

Temmuz Ayında Okuduklarım

Temmuz Ayında Okuduklarım


   Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben birkaç gündür daha iyiyim. Bu aralar blogda yazı yazmayı daha bir ister oldum. Birkaç gündür bloglarda gezip, youtube da videolar izliyorum. Aynı zamanda Zehir Ustasını okuyorum ki müthiş ilerliyor. Birde daha önceden birkaç kez başlayıp tekrar bozduğum 1000’lik puzzle’a başladım. Öyle işte… Siz neler yapıyorsunuz? Yazın, konuşalım lütfen. :)

   Bundan sonra her ay düzenli bir şekilde okuduklarımı sizlerle paylaşacağım. Bu ay sadece 4 kitap okuyabilmişim. Bakalım bakalım…

# Görünmez Kadınlar Ülkesinde – Qanta Ahmed 5 PuanYorumu gelecek.
# Hilekar – R. Gaye Önel 4 Puan | Yorumu gelecek.
# Kurtlara Söyle Eve Döndüm - Carol Rifka Brunt 5 Puan | Yorum
# Küçük Prens – Antoine de Saint-Exupéry 5 Puan | Yorum gelmeyecek.

   Benim bu ay okuduklarım bunlardı. Elimde bir sürü yorum girilecek kitap var en kısa zamanda bir kitap yorumuyla geri döneceğim.

Sevgiyle Kalın…

Read More

Pazar, Ağustos 02, 2015

Kitap Yorumu: Kurtlara Söyle Eve Döndüm - Carol Rifka Brunt

Kurtlara Söyle Eve Döndüm – Carol Rifka Brunt


Orijinal Adı: Tell The Wolves I’m Home
Çevirmen: Bahar Çelik
Sayfa Sayısı: 513
Baskı Yılı: 2013
Yayınevi: Martı Yayınları

Arka Kapak

   Aşk insanı büyütür; önce hissettirdiği tarifsiz mutluluk sonra kaybetmenin verdiği derin acıyla...

   Günün birinde kimselere bahsedemeyeceğiniz türde bir sevgiye kapılırsanız?

   En derine gömmeniz gereken ve ne kadar uğraşsanız da bir türlü peşinizi bırakmayan. Yok olup gideceğine zamanla daha da büyüyerek varlığınızı kaplayan ve sonunda ta kendiniz olup size dönüşen bir sevgiye?

   Her bitişin yeni başlangıçlara açılan bir kapı olduğunu hatırlatan Kurtlara Söyle Eve Döndüm, önyargıların yalnızca gerçek sevgiye boyun eğdiğinin de güzel bir kanıtı...


Alıntılar

   Her şeyi en ince ayrıntısına kadar inceleyerek gördüğüm her şeylerin içinde bir düzen bulmaya çalışıyordum. Yeterince dikkatli bakarsam belki de dünyanın parçaları bir araya gelip anlayabileceğim bir bütün oluşturur umuduyla yapıyordum bunu.

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

   Ve bir de kurt. Boyayı metal kutusuna koyarken bir an, onu görmüştüm yine. Hâlâ oradaydı, hâlâ negatif alanın gölgesinde, oracıkta saklanıyordu.

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

   Hayat giderek daralan bir tünel gibiydi.

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

   Ve deliler gibi gülmüş, gülmüş, gülmüş olmanın, geriye hiçbir şey kalmayana dek ağlamış olmanın vermiş olduğu o his. Ama bir dinginlik hissi. Dinginliklerin en güzeli. O geceyi işte böyle hatırlıyorum. O geceyi hep böyle hatırlamak istiyorum.


   Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben iyi diyelim iyi olalım halindeyim. Benim için çok yorucu ve üzücü bir haftaydı.  Bu hafta içinde pek kitap okuyamadım haliyle.

   Bu kitabı bitirdikten sonra Zehir Ustasına başlayacaktım ama dolapta kuzenimden aldığım Küçük Prens’i görünce onu okuyayım dedim. Büyük ihtimalle onun yorumunu girmem. Küçük Prens bu sonuçta bir şey söylememe gerek var mı? Siz bu aralar neler okuyorsunuz?

   Gelelim kitabımıza… Kitabın konusundan kısaca bahsedecek olursam, 14 yaşındaki June yaşıtlarından oldukça farklı bir kız. Orta çağ hayranı, oldukça olgun karakteri, sevgiye bakış açısıyla bile bambaşka bir karakter. June, aynı zamanda AIDS hastası olan dayısı Finn’e çok bağlıdır. Finn son zamanlarında June ve ablası Greta’nın portresini çizer.

   Ama asıl olaylar Finn’in ölümünden sonra başlıyor. June, Toby’i – Finn’in erkek arkadaşı- ilk kez cenazede görüyor. Ve öğreniyor ki Toby Finn’in katilidir. Son anlarında yanında olan kişi. Daha sonra Toby’nin çabalarıyla June ve Toby birbirlerini tanımaya başlarlar. Kitap boyunca June’un Toby’i ve Finn’e ait olduğunu düşündüğü özelliklerin, eşyaların aslında Toby’nin olduğunu ve Toby ile Finn arasındaki iletişimin ne derece olduğunu öğrendiği zamanları görüyoruz. June ve Toby’nin ilk başlardaki çekingenlikleri daha sonraları dostluğa dönüşen iletişimleri muhteşemdi.

   June ve Greta’nın iletişimleri de ayrı bir konu. Greta ilk başlarda oldukça gıcık bir tip olmasına rağmen zaman ilerledikçe davranışlarının altında yatanları görünce sevmeye başlıyorsunuz.

   Kitapta değinmek istediğim birçok yer var ancak spoiler vermek ve kitabın büyüsünden sizi mahrum etmek istemediğimden konuyu yarım yamalak anlatmış olabilirim, affedin lütfen.

   Kitap birçok yönden fazlasıyla etkileyiciydi. Gerek karakterler, gerek anlatımı, gerekse iletişim ve hissettirdikleri açısından çok zengin bir kitaptı.
   Kitapta en hoşuma giden şey sevgiyi işleyişiydi. Öyle bir sevgi ki hiçbir şekilde cinselliğe dayandırılmayan gerçek saf sevgi. Muhteşemdi.

   Olay örgüsü ve anlatımı çok iyiydi. Ara ara geçmişten kopup gelen parçalar ve Finn’in kitabın ilk başında ölmesine rağmen kitabın sonuna kadar var olması harikaydı. Karakterler muhteşemdi.

   Yine de kitaba hak ettiği özeni gösteremediğimi düşünüyorum. Mutlaka tekrar okuyacağım bu kitabı. Herkese tavsiye ediyorum. Mutlaka okunması gereken bir kitap.

Puanım

Sevgiyle Kalın…

Read More

Cumartesi, Ağustos 01, 2015

Kısa bir masal gibiymiş insan hayatı: Bir Varmış, Bir Yokmuş.


24.07.2015 Kara haberin geldiği gün. Aylin Yengemi bir trafik kazasında kaybettiğimiz gün. O akşamı annem bakmak istememişti arayan yabancı numaraya. İkinci kez çalınca bana açtırmıştı. “Ebrar kızım Aylin yengen kaza yapmışlar, ölmüş” diyen sesi duyunca başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. İnanmadım hemen, inanamadım.

Aylin yengemdi o benim, ölemezdi sanki, ölmemeliydi. Öylesine gencecik, öylesine iyi bir insandı ki hiç kimse inanmak istemedi öldüğüne. Bugün yedisi okundu. Sağ olsunlar eş dost akraba hiçbiri yalnız bırakmadı bizleri.

Kitap okumayı çok severdi benim gibi. Yarışırdık bazen kitap okurken. Sürekli kitap verirdik birbirimize. Kitaplarımı verdiğim sayılı kişilerdendi.

Ne zaman onlarda kalsam hemen açardık bir korku filmi. Normalde korku filmi izlemesem de yengemle izlerdim.

Alacağımız, aldığımız, okuduğumuz kitaplardan, filmlerden, dizilerden saatlerce konuşabilirdik.
Sanki daha yapılmamış sohbetlerimiz, izlenmemiş filmlerimiz varmış gibi hissediyorum.

En fenası da daha büyütülmemiş çocukları vardı… 9 yaşında ki İlkim ve 2,5 yaşındaki Eymen. Onlar bizlere emanet artık.

Böyle işte… Bugün İlkim’i, Eymen’i ayaklarında sallayıp uyuturken görünce çok doldum. İçimi dökmek istedim burada. Umarım sizleri sıkmamışımdır.

Sizlerden tek ricam bir avuç dua sadece.


Sevgiyle Kalın…
Read More

Social Profiles

Twitter Facebook Google Plus Instagram Email Pinterest

Bloglovin'deyim

Snapchat'teyim!

Snapchat'teyim!

İzleyiciler

Reklam Alanı

En çok yorum yapanlar

Puanlama Tablosu

Puanlama Tablosu

Yasal Uyarı

Site içerisinde yer alan tüm fikir, tasarım, yazı ve fotoğraflar Ebrar Şeyban'a aittir. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak belirtilmeden, izinsiz kullanımı ve alıntı yapılması yasaktır.
Copyright © N. Ebrar Şeyban
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Copyright © Bayan Safir Mavi | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com