Bayan Safir Mavi

Bloguma Hoşgeldiniz! :)

Ne okuyorum?

Atlantis'in Muhafızları - Alyssa Day (Poseidon Savaşçıları #5) Başlangıç: 29.06.2017

Ne izliyorum?

Shadowhunters 2. Sezon

Pazartesi, Şubat 29, 2016

Haftanın Blogu (Etkinlik - Mim)

Haftanın Blogu (Etkinlik - Mim)

Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Geçen hafta blogda paylaşım yapmaya pek fırsatım olmadı. Bunun sebebi şu yazıda belirttiğim gibi sevdiğim  grubun dönüş yapmasıydı. Katıldıkları canlı yayınları, ödül oylamalarını takip ettiğimden pek blogla ilgilenemedim. Sadece 1 ödül alabilseler de rüya gibiydi. Neyse, neyse bu konuya girersem çenem düşecek biliyorum. :) 


Gelelim haftanın bloguna...


Bu hafta için Maneki Neko'yu seçtim. :) Kendisini ilk olarak instagramda keşfettim. Ajandalara merak salmıştım ve resimler arasında dolanırken Maneki'nin ajandasına pardon 'mini günlüğü'ne denk geldim. :D Profiline bakarken de ne göreyim? Blogu varmış meğer.


Hemde çok sevimli bir blog. Blogunda sevimli alışverişlerden, kendin yap projelerinden, kırtasiye ürünlerinden bol bol görebilirsiniz. 


Ben blogunda dolanmayı, yaptığı alışveriş yazılarını çok seviyorum. Maneki'nin bloguna mutlaka uğrayın. :) Uğramışken de yorum yapmayı unutmayın. :) 


Bu mime Maneki Neko'yu mimliyorum :) Ayrıca henüz  yapmayıp yapmak isteyen herkesi. :) 



Sevgiyle Kalın...

Sevgiyle Kalın...

Read More

Pazartesi, Şubat 22, 2016

Haftanın Blogu: Okuyan Muggle (Etkinlik - Mim)

haftanin blogu okuyan muggle

Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Bugün güzel bir etkinlik ile karşınızdayım. :) Bu etkinliği sevgili Dağınık Anne oluşturmuş. :) Geçen hafta yapmayı çok istedim fakat bu mimi yapmak için pazartesi gününü seçtiğimden bekledim. :) Bloggerların birbirleriyle iletişimde olmaları ve birbirlerine destek olmaları için harika bir mim. :)


Gelelim haftanın bloguna...
Okuyan Muggle

Ben bu hafta için Okuyan Muggle'ı seçtim. Blogları gezerken ilk uğradıklarımdan kendisi. Yazılarını okumayı seviyorum. 

Okuduğu kitapları öyle güzel anlatıyor ki alıp okumamak elde değil. Gerek okudukları olsun, gerekse izledikleri olsun düşüncelerini çok iyi yansıtıyor ve ben yazılarını okumaktan çok hoşlanıyorum. Yorumların hepsine nasıl samimiyetle yanıtladığını görmek için gidin bir koşu yazılarını okuyup, yorum yapın. :)

Ayrıca son yazısından da anladığım kadarıyla bir Koresever. Daha ne olsun. :)

Bu etkinliğe; Okuyan Muggle'ı, HanHan'ı ve Bir Gencin Kitaplığı'nı etiketliyorum. top sizde kızlar :)

Sevgiyle Kalın...

Read More

Kitap Yorumu: Günahkâr - Fırtına Hamide (Günahkâr #1)

kitap yorumu gunahkar firtina hamide bayan safir mavi

Sayfa Sayısı: 485
Baskı Yılı: 2015
Yayınevi: Postiga

Arka Kapak

Çaresizdi, acizdi, aşıktı, ağlaktı ve bütün bunları solda sıfır bırakan bir sıfatı vardı; lanet olası bir metresti. 
Her ailenin günahını ödeyen biri vardı. Koçbaş ailesinde ise günahların diyeti Gül’e kesilmişti. Acımasızca kurban edilmişti. On dokuz yaşında bir öğrenciydi, hayatı değişmeden evvel. O eve, o adama adım attığında iffetiyle beraber yüreği de terk etmişti bedenini. Gücü yettiği kadar nefret etmiş ama kaçamamıştı aşktan. Kendisi gibi olgun bir adamın çocuk sayılacak bir kızdan istediği tek şey intikamdı! Aptal yerine konulmanıncezasını o kız, hanesine misafir olarak ödeyecekti. Aşk ve günah bize Âdem ve Havva’dan mirastı. Günah insanlığın varoluş sebebi ve aşk, kocaman bir hüznün başlangıcıydı bu hikayede.


Alıntılar

Şimdi ise boş sözler veren adam vardı, süpermeninden arda kalan. Meğer kumdan kaleleri varmış, şimdi bir fırtınaya uğrayan.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
Gözleri, az evvel tespit ettiği gerçekle birlikte dehşetle açıldı. ona aşık olamazdı! O, yasak elmaydı! İmkansızdı! Yüreğine haramdı!
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
"Her günah cehennemi çağrıştırıyor. Benim cehennemim de sensin! Cayır cayır yakıyorsun beni. Canım yanıyor, canım! Görmüyor musun?
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
"Bahar'la beraber sen de gittin, anne. Üzerime titreyişin,  beni de titretti. Soğukta kalmş it gibi titredim yalnızlığımda."
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
Ne onunla, ne onsuz değildi düşündüğü. Ya onunla, ya onunlaydı zihninde bir ampul gibi yanan.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 
"Bu sefer iddialıyım."
"Gitmekle mi? Harika bir karar, yolun açık olsun."
"Ben zaferden bahsediyorum.2
"Zaferine olamayacağım için çok üzgünüm."
"Mutluluğuma olursun belki. Mutluluğumuza..."


Merhabalar arkadaşlar, nasılsınız? Ben iyiyim, şu sıralar blogda epeyce vakit geçiriyorum ve bu beni çok rahatlatıyor. Bu yazı da uzun zamandır yayınlanmayı bekliyor. :) Blogda ki fotoğrafların elimden geldiğince bana ait olmasını istediğimden bu yazı gecikti. Fotoğrafı geçen hafta çektim ama kameradan bilgisayara aktarmaya vakit bulamadım. :) Neyse işte, sonunda bu yazıyı yayımlıyorum. :) 

Gelelim bugün yorumlayacağım kitaba. Günahkâr, benim uzun zaman önce okuduğum bir hikayeydi. Facebook'ta Fırtına Hamide tarafından yayınlanıyordu. Hamide ablanın daha önce birkaç hikayesini okumuştum. Bu hikayesini de epeyce okumuştum ama finalini okuduğumu hatırlamıyorum. Bu kitabında bende İlknur ablanın kitapları (Satılık - Karanlığın Külleri) gibi çok ayrı bir yeri var. Kitabı okumaya başladığımda olsa olsa yarısını okumuşumdur diyordum fakat tamamını hatta biraz daha fazlasını okumuşum. :D Yani o son beni pekte çıldırtmadı açıkçası. :D 
Bu kitabı alış sürecimi falan bir çok yerde anlattım. :D Almak için Postiga standını aşındırdım resmen hatırlarsanız. O sırada almak istememin en büyük sebebi imzaydı. Sırf bu imza fuara özel diye fuarda almak istedim kitabı. İlknur abla sayesinde iki tane aldım, diğerini benim gibi Hamide abla'nın hikayelerini çok seven kuzenime verdim. :D 

Konusuna gelirsek; Geçmişte Gül ve ailesinin bulunduğu araç kaza yapmıştır ve bu kazada Gül'ün ikiz kardeşi Bahar ölmüştür. Babası kaza yapan, diğer aracı kullanan 19 yaşındaki Yağız Hancızadeoğlu'nu, kızının kazada sakat kaldığını söyleyerek yıllarca dolandırmıştır. Yıllar sonra dolandırıldığını farkeden Yağız öfkeden köpürür ve adama borcunu ödettirmekte kararlıdır. Yalnız yıllardır adama ödediği paraların karşılığında para değil kızını ister. Ve bu şekilde Gül ve Yağız'ın yolları, hayatları birleşir. 


Gül ne kadar itiraz ederse etsin, ne kadar direnirse dirensin Yağız ile yaşamaya başlar ve sonu belli olmayan bir yola sürüklenir. İşin ucunda sadece bedeni değil kalbi de vardır. Zamanla kalbi Yağız Hancızadeoğlu'na bağlanmaya başlar. Tabi ardından olaylar silsilesi.... Geri kalanını dilerseniz kendiniz o muhteşem satırlardan okuyun...


Umarım konusunu biraz olsun anlatabilmişimdir. Spoiler vermek istemediğimden daha fazla devam etmiyorum. Hamide ablanın kalemini gerçekten seviyorum. Betimlemeleri ne çok fazla ne çok az, tam yerinde kullanılıyor ve gerçekten her şey gözünüzün önünde canlanıyor. Karakterleri oldukça iyi yansıtmıştı, özellikle de duyguları... Gül'ün çaresizliğini, hayal kırıklıklarını yüreğimin tam ortasında hissettim. Yağız'ın Gül'den sonra çektiği azapları... Her şey, her şey öyle yerinde ve tatmin edici ki söyleyecek bir şey bulamıyorum bile. 


Ama Duru'ya değinmesem olmaz.. Duru bu kitapta en sevdiğim karakter, özellikle o konuşmalarıyla kalbimde taht kurdu resmen...


Öyle işte.... Aslında daha söyleyecek çook şey var da söyleyemiyorum.. :D Okuyun ya valla. Mutlaka okuyun. 



Siz Günahkar'ı okudunuz mu? 
Neler düşünüyorsunuz? 
Paylaşın benimle.. :)

Puanım
5 puan

Sevgiyle Kalın...
sevgiyle kalin

Read More

Perşembe, Şubat 18, 2016

Tam 1 Yıl Oldu...

Tam bir yıl oldu.. 1. yıldönümü

Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben çok iyiyim. Bugün blogumu açalı tam bir yıl oldu. Daha önce kuzenimle beraber yazdığımız bir blogumuz vardı ama ben kendime ait kişisel bir blog olsun istediğimden yeni bir blog açmak istemiştim. Günlerce isim arayışından sonra Bayan Safir Mavi isminde karar kılıp tasarıma geçmiştim. 2 gün -gece de dahil- boyunca tasarım üzerince uğraştıktan sonra nihayet ilk yazımı yayınlama vaktim gelmişti. Ve aradan tam 1 yıl geçmiş. :) 

Bloga şöyle bir göz attığınızda pek de kişisel bir blog gibi gelmeyebilir. Ancak yazdığım her kitap yorumu, film yorumu benim düşüncelerim ve hissettiklerim. Dolayısıyla kişisel oluyorlar. :) Zaman zaman üzüntülerimi, sevinçlerimi de paylaştım burada. Ve böyle olmaya devam edecek. 


Bazen üşengeçliğim tutup blogda yazı yazmadığım zamanlar oluyor. Ama yinede burayı çok seviyorum. Burada sevdiğim hatta sevmediğim şeyleri yazmak beni mutlu ediyor. 


Bu güne özel bir çekiliş de yapmak istemiştim ama vaktim olmadı maalesef. Ama aklımda böyle bir plan var. Yakın zamanda yapacağım inşallah. :) 


Beni - blogumu- takip eden herkese çok teşekkür ederim. Burada olduğunuz ve yorumlarda benimle düşüncelerinizi paylaştığınız için. :) 


Sevgiyle kalın...
Read More

Salı, Şubat 16, 2016

Double S 301 - Eternal 5

Double S 301 - Eternal 5

Merhaba arkadaşlar. Bugün beni çok mutlu eden bir şeyi paylaşmak istedim.

Bilenleriniz vardır SS501'i. Ben çok uzun zamandır TripleS'im -Fanlarına verilen ad- ve yaklaşık 7 yıldır solo olarak çalışıyorlardı. Grubun iki üyesi - Kim Hyun Joong ve Park Jung Min- şuan askeri görevlerini yerine getirdikleri için tam grup olarak dönüş yapamasalar da bu üçlü -Heo Young Saeng, Kim Kyu Jong ve Kim Hyung Jun- yakın zamanda dönüş yapacaklarını duyurmuştu.

Ve beklenen an geldi. Dün gerçekleşen Showcase ile birlikte mini albümün şarkıları da yayınlandı. Bu gerçekten çok uzun zamandır beklenen bir andı.
Bu zamana kadar Double S'i destekleyen bütün TripleS'lere çok teşekkür ederim. Umudunuzu yitirmediğiniz ve beklemekten vazgeçmediğiniz için. Ayrıldılar sözlerine, tüm karalamalara rağmen dimdik ayakta durduğunuz için teşekkürler.

Ayrıldılar diyerek desteklemeyi, beklemeyi bırakanlara ve tüm karalamalara karşı Double S sözünde durup - buna dair hiçbir şüphem yoktu- şimdilik üçlü olarak harika şarkılarla geri döndüler. Şarkılar ve klipler çok çok iyi. :) Mutluluğumu, sevincimi anlatmamın hiç bir yolu yok.
Şimdi şarkılara bir bakalım...

PAIN

DIRTY LOVE

21GRAM
En çok merak ettiğim buydu. Çünkü bu şarkıyı Young Saeng, Steven Lee ile birlikte yazmış. :)

SAXOPHONE

바빠서 미안해 

Evet, şarkılar bunlardı. Çok harika değil mi? Bu yazıyı okuduğunuz için teşekkür ederim. Sizden ufak bir ricam olacak. En azından 1 kere bu videoları sonuna kadar izlemeniz. Böylece SS301'e destek olmuş olacaksınız. Şimdiden çok teşekkür ederim. :)

Sevgiyle Kalın...
Read More

Pazartesi, Şubat 15, 2016

Ocak Ayında İzlediklerim | 2016

ocak ayinda izlediklerim 2016

Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben iyiym. Şu sıralar kendimi disipline etmeye çalışıyorum. Buna tabii ki blog da düzenli yazı girmeye çalışarak başladım. Videolara gelince, çekmeyi çok istiyorum en yakın zamanda da o da düzene girecek inşallah.Epeydir boşladığım matematiğe de tekrar başladım. Bu ay epeyce film izleyince, okuduklarımın yanına bir de bu yazı dizisini eklemek istedim. Bende durumlar böyle şimdilik, siz neler yapıyorsunuz?


Bakalım Ocak ayında neler izlemişim...



mardaani
Mardaani

IMDB Puanı: 7.7/10
Yapım: 2014 / Hindistan / 113 dakika
Tür: Aksiyon, Dram, Gerilim, Polisiye, Suç

Konusu: Çocukların kaçırılarak fuhuşa zorlanmaları ve bunu yapan mafyayla mücadele uzun yıllardır sürmektedir. Hindistan’daki bu içler acısı duruma polise eşlik eden Shivani adlı kadın da katılır. Kendi yöntemlerine göre mafyayla mücadeleye girişen genç kadın, hayatı pahasına mücadele edecektir.

Arkadaşımın tavsiyesiyle izlediğim bir filmdi. Oldukça etkileyiciydi. Oyunculuklar çok iyiydi. Kötü adamımızı bile sevdim yani. :) İzlemenizi tavsiye ederim. :) 

Ex Machina
Ex Machina

IMDB Puanı: 8.0/10
Yapım: 2015 / İngiltere / 108 dakika 
Tür: Bilim-Kurgu Drama

Konusu: Henüz 24 yaşındaki Caleb, sadece Silikon Vadisi'nin değil dünyanın da en önemli teknoloji şirketinde yazılım uzmanı olarak çalışmaktadır. Şirketin gizemli CEO’su Nathan ise hem şirketten hem insanlardan uzakta, özel bir dağ evinde yaşamaktadır. 
Caleb, düzenlenen bir yarışmada, Nathan'ın dağ evinde 1 haftalık bir 'ödül' kazanır. Fakat içine çekileceği deneyden habersizdir. 'Ava' adında güzel bir robot kızın bedeninde, dünyanın ilk gerçek yapay zekası Caleb'i beklemektedir.

İlginç bir konusu olmasının yanında durağan bir filmdi.. Fena değildi fakat iyi de değildi. Hele sonunu hiç beğenmedim. Beklentimin çok altındaydı. İzleyip izlememek size kalmış.
kucuk prens
Küçük Prens

IMDB Puanı: 7.8/10
Yapım: 2015 / Fransa / 107 dakika
Tür: Animasyon, Aile

Konusu: Antoine de Saint-Exupéry'in klasikleşmiş eseri 'Küçük Prens'ten sinemaya uyarlanan animasyon türündeki yapıtta, bir pilot kendisini ıssız bir çölün ortasında bulur ve çok uzak bir gezegenden gelmiş olan küçük bir çocukla karşılaşır. Kung Fu Panda'nın yönetmeni Mark Osborne'un yönetmenliğini yaptığı filmin orijinal seslendirme kadrosunda Rachel McAdams, James Franco, Marion Cotillard, Jeff Bridges ve Paul Giamatti gibi ünlü isimler bulunuyor.

Tek kelimeyle; HARİKAYDI!! Cidden bu kadarını beklemiyordum. Kitabına bayıldığım düşünülürse, aynı şekilde bu animasyona da bayıldım. Kuzenimle izledik. Kimi yerlerde gülerken, kimi yerlerde ağlattı. Ciddiyim, ağlattı. :) Filmleri en fazla 2-3 kere daha izleyebilirim, o da aradan uzun zaman geçmişse ve çok sevdiklerimi. bunu ise sık sık tekrar izleyeceğimi biliyorum. :) Siz hala izlemediniz mi yoksa? Hemen koşun izleyin! :)
marsli
Marslı

IMDB Puanı: 8.1/10
Yapım: 2015 / ABD / 144 dakika
Tür: Bilimkurgu

Konusu: Mars gezegenine astronotların gönderildiği bir görevde, Mark Watney isimli astronot şiddetli bir fırtına sonrası öldü sanılarak ekibi tarafından terk edilir. Fakat Watney hayattadır ve kendisini Mars’ta yapayalnız bulur. Elindeki sınırlı olanaklarla, zekasını ve dayanıklılığını kullanarak dünyaya yaşadığına dair bir sinyal göndermeye çalışır. Milyonlarca mil uzakta NASA ve uluslararası bilim insanları durmaksızın bu ‘Marslı’nın eve dönmesi için uğraşırken, ekip arkadaşları da tehlikeli bir kararın eşiğine gelecektir..

Kitabını henüz okuyamasam da merakıma yenilip izledim. Bu da müthişti. Yakın zamanda kitabını alıp okumayı çok istiyorum. Çok iyiydi ya cidden. İzlenmesi gerekenlerden biri. :) 
son cadi avcisi
Son Cadı Avcısı

IMDB Puanı: 6,0/10
Yapım: 2015 / ABD / 107 dakika
Tür: Fanastik, Aksiyon

Konusu: Cesur bir cadı avcısı olan Kaulder, Kraliçe Cadı ve takipçilerini öldürmeyi başarır. Ancak Kraliçe ölümünden hemen önce Kaulder'i ölümsüzlükle lanetlemiş, karısı ve çocuklarını da ebediyen ondan ayırmıştır. Türünün kalan tek örneği olan Kaulder yüzyıllarını cadı avlayarak geçirir. Kraliçe Cadı habersizce dirilip intikam için katilinin peşine düşene kadar her şey yolundadır. Kraliçe, Kaulder'in peşine düştüğünde ise insan ırkının kaderini tayin edecek olan bir savaş başlayacaktır.

Bu filmde harikaydı. Vin Diesel oynuyor yani ne kadar kötü olabilir ki? :) Vizyona girdiğinde çok merak etmiştim. Sinemanın önünden her geçişimde afişine takılıyordu gözüm. Ama izlemek bu zamana kısmetmiş. Harikaydı. Tavsiye ederim. :) 


kagittan kentler
Kağıttan Kentler

IMDB Puanı: 6,4/10
Yapım: 2015 / ABD / 109 dakika
Tür: Macera, Roatik, Dram

Konusu: Quentin'in en büyük hayali; gerçekleşeceğine ihtimal vermese de, fazla ortak noktasının bulunmadığı gizemli bir kızı elde etmek ve onunla birlikte hayallerindeki mutlu hayatı yaşamaktır. Quentin’e göre, Margo adındaki bu gizemli kız hem oldukça havalı hem de gözü yükseklerde olan, yanına yanaşılması zor bir insandır. Genç adamın etrafındaki pek çok insan da dahil olmak üzre hemen hemen herkes tarafından hayranlıkla bakılan, gizemleri seven tez canlı bir maceracıdır. 
Aslında bütün bu macera, Quentin henüz dokuz yaşındayken, Margo’nun yanlarındaki eve taşınmasıyla başlamıştır. Genç adam daha görür görmez bu kıza tutulmuş olsa da yıllar geçtikçe birbirlerinden farklı çevreler edinmişlerdir. Hayatını mota mot planlı bir biçimde yaşayan Quentin, için bir gecede yaşamı tepeden aşağı değşir, çünkü tam dokuz yıl sonra Margo gelip kendisinden çok önemli bir konuda yardım ister!

Aslında kitabını okuyana kadar izlemeyecektim ama baktım oluru yok, izle gitsin diyerek oturdum filmin başına. Beklediğimden çok farklı bir sonla bitti. Güzel bir filmdi. Kaliteli bir yapımdı. Hala izlemediyseniz, izlemenizi tavsiye ederim. :)
cest si bon
C'est Si Bon

IMDB Puanı: 6,9/10
Yapım: 2015 / Güney Kore / 122 dakika
Tür: Dram, Tarih, Romantik

Konusu: 1960'lı yıllarda "C'est Si Bon" Kore'de çok iyi bilinen canlı müzikli bir kafedir. Bu kafede sahne alan "Twin Folio" müzik grubunun 20'li yaşlarındaki grup üyelerinin etrafında dönmektedir. Film onların nasıl popüler olduklarını ve aşk hayatlarını anlatmaktadır.

Çok keyifli bir filmdi. Kim Ha Neul için izlediğim doğrudur. :D Çok sevdiğim bir film oldu. İzlemenizi tavsiye ederim.
commitment
Commitment

IMDB Puanı: 6,8/10
Yapım: 2013 / Güney Kore / 113 dakika
Tür: Aksiyon, Dram

Konusu: Myung-Hoon'un (T.O.P) babası görevini beceriksizce yapan Kuzey Koreli bir casustur. Bu nedenle Myung-Hoon ve onun hasta kız kardeşi Hye-In (Kim You-Jung) ceza olarak bir çalışma kampına gönderildi. Myung-Hoon daha sonra kız kardeşinin hayatını kurtarmak için bir casus olmaya gönüllü oldu. Myung-Hoon Kuzey Koreli bir sığınmacı olara Güney Kore'ye gönderilir.
Myung-Hoon daha sonra Güney Kore'de bir liseye yazılır ve Hye-In (Han Ye-Ri) adında bir kıza bağlanır. Bu arada, Güney Kore hükümeti Myung-Hoon'u izlemeye başlar ve Kuzey Kore hükümeti onu almaya karar verir. 

Bu filmi daha önce de izlemişim. Aslında başlamadan önce tereddüt etmiştim acaba izlemişmiydim diye. Sonra teyzem ve eniştemle oturup beraber izledik. Güzel bir film. T.O.P.'nin oyunculuğu gayet iyiydi. Sevdiğim bir film oldu aynı şekilde. Tavsiye ederim. :) 
personal taste
Personal Taste

IMDB Puanı: 7,8/10
Yapım: 2010 / Güney Kore / 16 Bölüm
Tür: Romantik Komedi

Konusu:Park Kae In (Son Ye Jin) sevdiği adamı en yakın arkadaşına kaptırmış 28'ine basmış ve borç içinde yüzen bir kadındır.Babasının annesi için yaptığı evi borçları yüzünden kaybetmemek adına evin bir odasını kiralama kararı verir.Bu süreç içerisinde Jeon Jin Ho (Lee Min Ho) ile ilginç bir şekilde tanışır ve bir dizi yanlış anlama sonucu onu gay sanıp odayı ona kiralar.Onun yanında Kendini rahat hissetmektedir ne de olsa bir gaydir. Bilmediği şey ise aslında Jeon Jin Ho'nun onunla aslında evi için ilgilendiğidir.Zamanla aşk bu ikiliyi kuşatıcaktır...

Bu dizi benim kore sevdamın başladığı ilk dizi. Uzun aradan sonra tekrar izlemek istedim. Aynı hisleri yaşattı. Çok güzel bir dizi. Eğer içinizde izlemeyen varsa tavsiye ederim. :)
sherlock holmes
Sherlock 1./2./3. Sezonlar

IMDB Puanı: 9,3/10
Yapım: 2010-Devam Ediyor / İngiltere / 10 Bölüm (Yayınlanan)
Tür: Aksiyon, Dram, Macera

Konusu: Sherlock Holmes günümüzde yaşasaydı, cinayet dosyalarını nasıl çözerdi? Üç bölümden oluşan film serisi Sherlock, ünlü dedektifi günümüze taşıyarak bu soruya cevap veriyor. Polise danışmanlık yapan bir kiralık dedektif olan Sherlock Holmes, izleyeceğimiz ilk bölümde John Watson ile tanışıp, tıpkı orijinal hikayedeki gibi Baker Sokağı'nda bir daire tutuyor. Birlikte ilk davaları zehirli bir hapla intihar etmiş gibi görünen üç kişinin cinayetinden kimin sorumlu olduğunu bulmaktır.

Ve Ocak ayında uzun zamandır bölümlerinin azlığı dolayısıyla ertelediğim Sherlock'u izledim. HARİKAYDI! Gerçekten, ciddi anlamda beyin yakan bölümleriyle bir biri ardına su gibi akıp gitti. Özellikle son Yılbaşı özel bölümüyle Nirvana'ya ulaştı sanırım. Mükemmeldi. İzlemeyenleriniz varsa şiddetle tavsiye ediyorum. 

Evet, benim ocak ayında izlediklerim bunlardı. Siz içlerinden hangilerini izlediniz? Neler düşünüyorsunuz? Yazın yoruma. :) Bu uzun postu sonuna kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. :) 
Sevgiyle Kalın...
sevgiyle kalin...
Read More

Pazartesi, Şubat 08, 2016

Ocak Ayında Okuduklarım | 2016

ocak ayinda okuduklarim 2016
Resim alıntıdır.
Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben iyiyim. Tatil bitti ve yine stajdayım. :) Hazır fırsatını yakalamışken bu yazıyı geciktirmeden yazayım dedim. Ocak ayında daha fazla kitap okumayı hedefiliyordum ama yine 4 kitap okuyabildim. Gerçi 5'inciye başlamıştım ancak ay bitmeden bitiremedim kitabı. :) Bakalım neler okumuşum...

yaratik avcisi rick yancey

Yaratık Avcısı - Rick Yancey
389 Sayfa
5 Puan
İlginç ve değişik bir kitaptı. Kurgusu, konu bütünlüğü ve karakterler oldukça iyi işlenmişti. Anlatımı iyiydi, yani olayları kafamda canlandırmakta zorlanmadım. Güzeldi. 
Ayrıntılı yorumu için tıklayın.

Beni Sev Diye - Asude

Beni Sev Diye - Asude
592 Sayfa
5 Puan
Harikaydı. Asude'nin kalemi yani, başka ne diyebilirim ki? Kurgu, karakterler, duyguların işlenişi çok iyiydi. Severek, hissederek okudum.
the originals yukselis julie plec

The Originals Yükseliş - Julie Plec
305 Sayfa
5 Puan
Çok iyiydi. Köken vampirlerimizi bu şekilde okumak harikaydı. İç dünyaları, duyguları çok iyi yansıtılmıştı. Ki bir senariste göre gayet iyi bir anlatıma sahipti. 
Ayrıntılı yorumu gelecek.
genclerle basbasa ali fuat basgil
Gençlerle Başbaşa - Ali Fuat Başgil
80 Sayfa
4 Puan
Kitap gayet güzeldi. İçinde gerçekten motive edici yararlı bilgiler ve alışkanlıklarımızı nasıl değiştirebileceğimizi, irademizi nasıl güçlendireceğimize dair bir çok yararlı bilgi yer alıyor. Gençler için bire bir olduğunu düşünüyorum. Okuyun mutlaka. :)
Ayrıntılı yorumu gelebilir.



Eveet... Benim okuduklarım bunlardı. Toplam 1366 sayfa okumuşum. Gerçekten az, ama hiç okuyamamaktan iyidir, değil mi? :) Siz neler okudunuz? 


Sevgiyle Kalın...
Read More

Salı, Şubat 02, 2016

Dizi Yorumu: School 2013

dizi yorumu school 2013
Adı: School 2013
Tür: Okul, Gençlik
Bölüm Sayısı: 16 + 1 Özel bölüm
Yayın Kanalı: KBS2
Yayın Tarihi: 03 Kasım 2012 - 22 Ocak 2013

Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben iyiyim. Çerkezköy'den döndüm. Harika bir 5 gün geçirdim. Daha fazla kalmak isterdim ama maalesef yengem, kuzenime fazla izin vermemişti. Bol bol kitap okuyup film seyrettik. Güzeldi. Siz neler yapıyorsunuz? 

Gelelim bugün yorumlayacağım dizinin konusuna... Gerçi ortada anlatılacak pek net bir konu yok. Genel olarak lise hayatında gençlerin karşılaştıkları sorunlar, dostlukları, aile ilişkileri falan işleniyor. 
school 2013 teacher jung

Öğretmen Jung okulda sözleşmeli bir edebiyat öğretmenidir ve okulun en belalı sınıfına, sınıf öğretmeni olur. Öğr. Jung dizide en çok sevdiğim karakter. Öğrencilerin sorunlarına yaklaşımı, nasıl daha iyi öğretebilirim çabası ve daha bir çok yönden hayran olunası bir karakter. Özellikle kendini motive etmek için söylediği "Şimdi çocukların ellerinden bırakma zamanı değil!" cümlesiyle beni kendine daha da hayran bıraktı. Çünkü küçüklüğümden beri öğretmen olmayı çok istemişimdir.

school 2013

En çok etkilendiğim sahnelerden biri budur. Nedenini tam hatırlamıyorum ama Öğretmen Jung çok sinirlendiği bir an. Önce eline sopayı alıyor ve hepsine sıraya girmelerini söylüyor. Ve sonra sopayı bırakıp hepsinin eline kendi eliyle vuruyor. Çocukların canından çok kendi canını acıtmıştı. 

School 2013

Dizideki dostluklar da okadar etkileyiciydi ki böyle dostluk lazım dedirtiyor. 

School 2013 Kim Woo Bin

Tamam tamam, diziyi Kim Woo Bin için izlemiş olabilirim. 

Ben genel olarak sevdim diziyi. Ama bir şey söylemem gerekir ki sıkılabilirsiniz. Ben bu diziye çok önce başlamış ama sıkılıp yarım bırakmıştım. Geçenlerde Woo Bin için tekrar izlemek istedim. Güzel bir dizi fakat dediğim gibi sıkılabilirsiniz. Özellikle aşk içermeyen dizileri sevmiyorsanız. Dizide hiçbir şekilde aşk yok. Bu sebeple eğer izleyeceseniz bekleniye kapılmamanızı öneririm. :)

İzleyeceklere iyi seyirler dilerim... 

Sevgiyle Kalın...
sevgiyle kalin

Read More

Social Profiles

Twitter Facebook Google Plus Instagram Email Pinterest

Snapchat'teyim!

Snapchat'teyim!

İzleyiciler

Reklam Alanı

En çok yorum yapanlar

Puanlama Tablosu

Puanlama Tablosu

Yasal Uyarı

Site içerisinde yer alan tüm fikir, tasarım, yazı ve fotoğraflar Ebrar Şeyban'a aittir. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak belirtilmeden, izinsiz kullanımı ve alıntı yapılması yasaktır.
Copyright © N. Ebrar Şeyban
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Copyright © Bayan Safir Mavi | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com