Bayan Safir Mavi

Bloguma Hoşgeldiniz! :)

Ne okuyorum?

Ateş Ustası - Maria V. Snyder (Usta Serisi #3)

Ne izliyorum?

Teen Wolf

Pazar, Aralık 20, 2015

Kitap Yorumu: Karanlığın Külleri - İlknur Birdal


Sayfa Sayısı: 424
Baskı Yılı: 2015
Yayınevi:  Postiga Yayınları

Arka Kapak

Bir adam, küllerinden yeniden doğabilir mi? Ve bir kadın, zifiri karanlık bir yüreğe ne kadar dokunabilir?

Kalbini korumak için acımasız birine dönüşen bir adam ve aşkı için savaşmayı seçen bir kadın. Afra ve Devrim'in amansız mücadelesi…

Amansız bir mücadeledir aşk; kendinle savaşırsın, duygularınla savaşırsın, sevdiğinle savaşırsın. Bir an gelir ayrılıkla savaşırsın. Acısıyla, yokluğuyla, özlemiyle savaşırsın. Amansız savaşın hiç bitmez aslında. Âşık olduğunda savaşmayı göze almalısın.

"Seninle ben olmayacak Devrim biz olacağız. Bir bütün olacağız. Hem de öyle güzel olacağız ki, bakan hayran, duyan âşık olacak."


Alıntılar

İmkânsız aşklara inanmazdı. Aşkı için savaşmayan insanların uydurduğu bu bahane kendisi için geçerli değildi. Afra savaşmayı seçmişti, kaçmayı değil…
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
“Evde oturmaktan sıkıldım,” dedi, alt dudağını bükerek ve Devrim’e belli etmemeye çalışarak adama biraz daha sokuldu.
“Bedenimin herhangi bir yerinde kalbime gizli bir geçit yok güzelim. O yüzden dibime dibime sokulmaktan vazgeç.”
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
“Hayırdır? Beş çayı dedikodusuna mı geldiniz? Karılarınızı geçtiniz beyler haberiniz olsun.”
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
“Çünkü sevda ateşle tutuşturulmuş bir ok gibidir kızım. Bir anda deliveriyor yüreğini. Bu yüzdendir belki de böylesine yakması.”
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
“Amansız bir mücadeledir aşk; kendinle savaşırsın, duygularınla savaşırsın, sevdiğinle savaşırsın. Bir an gelir ayrılıkla savaşırsın. Acısıyla, yokluğuyla, özlemiyle savaşırsın. Amansız savaşın hiç bitmez aslında. Âşık olduğunda savaşmayı göze alamazsın.”


   Merhabalar arkadaşlar, nasılsınız? Ben çok iyiyim. Dün Kafes’i bitirdim. Harikaydı. Yorumunu en kısa zamanda gireceğim inşallah. Ayrıca Elif Yılmaz’ın Romantik Oyun adlı kitabına başladım. O da keyifli ilerliyor. Birkaç gündür kendime vakit ayırıp bol bol kitap okuyup film izledim. Çok keyifli bir hafta sonuydu. Sizin hafta sonunuz nasıldı? Yazın yoruma. :) Bu kitabın yorumu uzun zamandır yazılmayı bekliyordu. Sonunda bilgisayarı karşıma alıp yazmaya koyulabildim. Bu arada ufak bir uyarı bu yorum İlknur ablanın ilk kitabı olan Satılık’tan spoiler içerebilir. 

   Evet gelelim kitabımıza.. Öncelikle konusundan bahsedeyim. Kitap Afra ve Devrim ikilisi üzerinde dönüyor. Afra, Devrim’e 6 yıldır platonik bir şekilde aşıktır. Tabi bu 6 yılın içince son 3 yıldır Devrim’in ölü sanılması da dâhildir. Öldü sandığı halde aşkından vazgeçmeyen Afra, Devrim ortaya çıktıktan yaklaşık bir sene sonra sonunda cesaretini toplayıp adamın karşısına çıkmıştır. Tabi ortak olarak. Ufak oyunlarla Devrim’i kendine âşık etmek isteyen Afra’nın planları Devrim’in keskin zekâsıyla bozulmuş ve ona âşık olduğunu ve 6 yıldır onu sevdiğini itiraf etmek zorunda kalır.

   Devrim, geçmişte yaşadığı olaylardan dolayı kalbini aşka kapatmış ve tek gecelik ilişkilerle gönül eğlendiren bir adamdır. Bu sebeple ilk başlarda Afra’nın hareketlerinden şüphelenmiş ve Afra’nın kendisine âşık olduğunu öğrendiğinde genç kadını kendinde uzak tutmak istemiştir ve bu sebeple büyük hatalar yapmıştır. Afra’nın sevgisini saplantı olarak görmüş ve geçmişte yaşadıklarını tekrar yaşamak istememektedir.

   Kitabın genel konusu bu şekilde umarım anlatmayı becerebilmişimdir. :D Kitap Satılık’taki gibi olaylar ile dolu değildi. Fakat karakterlerimizin iç dünyaları, duygu karmaşaları, kendileriyle mücadeleleri oldukça iyi işlemişti.

   İlknur ablanın kalemi cidden bu kitapta daha iyiydi. Olay akışı, kurgunun bütünlüğü, duygu analizleri çok iyiydi. Kitapta sevdiğim noktalardan biri ilk yarıda Afra Devrim’in peşindeyken, diğer yarıda bunun tam tersi, Devrim’in Afra’nın peşinde olmasıydı.

   Kitabın başlarında Devrim’e hak vermedim desem yalan olur. Sonuçta saplantılı bir aşktan yeni yeni kurtulmuş bir adam olduğundan sütten ağzı yanan misali Afra’yı kendinden uzak tutmasını anlayabiliyorum. Fakat yaptığı salaklıklar ve gerçekten Afra’yı kendinden uzaklaştırabilmesi içimdeki vahşiyi ortaya çıkarabilirdi amaaaaa – burada kocaman bir ama var- aklının başına gelmesi ve Afra’nın peşinden koşması, kendini affettirmeye çalışması da beni yatıştırmaya yetti.

   Kitapta sevdiğim bir diğer nokta ise Umut! Bu karakter olmazsa olmazdı cidden. Çünkü böylesinde duyguları derinlemesine işleyen bir kitapta her şeyi alaya alabilen ve hayata pozitif bakabilen bir karakter lazımdı.

   Bir diğer nokta daaaaa…. Devran, Bade, Hüzün üçlüsünü görebilmekti. Cidden hele Devrim’in Bade’yle olan ilişkisi, Allah’ım çok tatlıydı.

   Değinmem gereken bir nokta daha var ki o da Afra’nın annesiyle ilgili olan kısımdı. Okuyanlar çok iyi bilir. O kısım beni fena etkiledi.

   Öyle işte… Kitap çok etkileyiciydi. Ben çok severek okudum. Bunda tabii İlknur ablanın da çok etkisi var. Bir ara İlknur ablanın, Hamide ablanın, Yasemin Yaman’ın(Henüz kitap olarak alıp okumasam da), kitaplarını neden beni bu kadar etkilediğini ve sevdiğimi detaylı bir yazıda yazacağım.

  Şimdilik bu kadar... Uzun bir yorum oldu farkındayım ama işte İlknur ablamın kitabı, kendimi konuşmaktan alamıyorum. :) En kısa zamanda yeni bir yazıyla geri döneceğim, görüşmek üzere…


Puanım

Sevgiyle Kalın…

Read More

Salı, Aralık 15, 2015

Kasım Ayında Okuduklarım | 2015


Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben çok iyiyim, yalnız bu aralar biraz üşengeçlik modunda dolanıyorum. Kendimi kitap okumaya ve dizilere vermiş durumdayım. Canım hiç çalışmakta istemiyor.. Şşştt çaktırmayın şuan işten kaytarıyorum.. 

Biliyorum bu yazı epeyce geç geldi ama dediğim gibi üşengeçlik yakamı bırakmıyor. Birde aslında kasım ayında okuduklarıma video çekmek istiyordum fakat kamerayla ilgili aksilikler olunca bütün hevesim söndü.. Öyle yani... Ama işte buradayım ve bu yazıyı yazıyorum.. :)







Aşk Tuzağı - Linda Hovard
4,5 Puan
Yorum



Karanlığın Külleri - İlknur Birdal
5 Puan
Goodreads yorumum: HARİKAYDI. Afra'nın aşkı, Devrim'in direnişi... Kırgınlıklarıyla, mücadeleleriyle, aşklarıyla dopdolu bir kitaptı. BAYILDIM.
Ayrıntılı yorumu için tıklayın.






Harry Potter ve Felsefe Taşı - J.K. Rowling
5 Puan
Yorum gelmeyecek. 
Harry Potter yani! Başka bir şey söylemeye gerek var mı?







Ozan Beedle'ın Hikâyeleri - J.K. Rowling
5 Puan
Yorum gelmeyebilir, bilemiyorum





Sevgiyle Kalın...

Read More

Cuma, Aralık 11, 2015

Mim: Hayallerimin Ülkesi Kore Hakkında


Merhabalar, nasılsınız? Ben iyiyim, şuan yine işten küçük bir kaçamak yapıp bugün denk geldiğim Fighting blogundaki bu güzel mimi yapmak istedim. :) Hadi başlayalım... :)


İlk izlediğiniz Kore dizisi/dizi hakkındaki yorumunuz?

İlk izlediğim dizi Personal Taste dizisiydi. Arkadaşımın önerisiyle izlemiştim ve bayılmıştım. Oldukça keyifli bir diziydi. Tabii Lee Min Ho’nun olması da ayrıca güzel bir yanıydı. İlk oppam olmuştu kendisi. :)


İlk oppanız, unniniz?

İlk oppam Lee Min Ho’ydu. Tabii bunda Personal Taste’in hemen ardından BOF’u izlememde etkili oldu. İlk ve tek unnim Park Shin Hye. Çok sevdiğim bir oyuncu, dizilerine ve özellikle sesine bayılıyorum. :)



OST'unu en beğendiğiniz dizi?

Bir sürü dizi izlemenin yanında elbetteki hemen hemen hepsinin ostlarını çok beğeniyorum. Diziye, kurguya cuk diye oturuyor. Sıklıkla dinlediğim Ost’lar Heartstring’e ait. Şu sıralar  da Healer’ın Ost’larına takmış durumdayım. :D



Oyunculuğunu en çok beğendiğiniz Koreli Aktör ve Aktrisler?

Cidden zor soru. :D Bir sürü oyuncu var ve ben genellikle hepsini çok beğeniyorum. Ama isim vermek gerekirse Aktörlerden; Lee Min Ho, So Ji Sub, Jang Geun Suk, Ji Chank Wook, Kim Woo Bin, Lee Jun Ki. Aktrislerden ise Park Shin Hye, Park Min Young, Shin Min Ah. Aklıma ilk gelenler bunlar. :D



İlk izlediğiniz Anime, ilk izlediğiniz Kore filmi?

Hmm, ilk izlediğim anime Vampire Knight'tı. Pek fazla anime izlemiyorum. Film mi? Hmm, bir düşüneyim… Sanırım Bir Milyonerin İlk Aşkı’ydı. Umarım yanlış hatırlamıyorumdur .:D



En son izlediğiniz Kore dizisi?

En son Healer’ı bitirdim. Muhteşemdi. Şuanda da School 2013’ü izliyorum.


İlk izlediğiniz tarihi dizi?

İlk izlediğim Saraydaki Mücevher’di. TV’de izlemiştim. Hatta Kore sevdamdan çok önce izlemiştim. :D



Ne kadar süredir Kore dizisi izliyorsunuz, bu süre zarfında kaç dizi devirdiniz? Aklınıza ilk gelen izlenmeli dediğiniz dizi?

5-6  yıl oldu sanırım. 39 dizi izlemişim listemde gördüğüm kadarıyla. Eksik var mı bilmiyorum :D Şuan aklıma tek gelen Healer. Etkisinden hala kurtulamadım. :D




Sıkıldığınız diziler?

Genellikle dizilerden sıkılmıyorum, ama Reply 1997’den çok sıkılmıştım ki yarım bıraktım. Aklıma tek gelen bu. :D




Hangi dizi karakterlerine tekme tokat dalmak istediniz?

Hmm.. Hiç aklıma gelmiyor.. Haa son izlediğim Healer’daki psikopat Sekreter Oh’u gebertene kadar dövmek istiyorum. Bak gene sinirlendim. :P




Sonunu beğendiğiniz ve beğenmediğiniz diziler?

Sonunu beğendiklerim; Secret Garden, Heartstrings aklıma gelenler. Beğenmediğim ise kesinlikle Healer! Çok siinr olmuştum çünkü hiç tatmin edici değildi. :D




Dizi müzikleri hariç ilk dinlediğiniz şarkı?

SS501 – Love Ya! BOF’tan sonra uzun araştırmalar sonucu SS501’i keşfetmiştim ve en sevdiğim gruptur. :D


Sevmediğiniz unni ve oppalar?

Sevmediğim yok yaa.. Hepsini seviyorum ben. :D




Korece-Japonca-Çince?

Tabii ki Korece! Japonca’yı da sevmiyor değilim ama Çince mi? Ah hadi ama ben bu dil kadar baş ağrıtıcı bir dil duymadım. :D

Ahh bu kadar mı? Başka soru yok mu? :D Ben yaparken çok eğlendim. Hepinizi etiketliyorum sayın. Yapmak isteyen herkes yapsın. :D Eğer yaparsanız yoruma linkini bırakın. ;) Görüşmek üzere…


Sevgiyle Kalın…


Read More

Salı, Aralık 08, 2015

Kitap Yorumu: Aşk Tuzağı - Linda Howard

Orijinal Adı: The Second Opinion
Çevirmen: Cumhur  Mısıroğlu
Sayfa Sayısı: 432
Baskı Yılı: 2013
Yayınevi: Martı Yayınevi

Arka Kapak

Bütün aşklar imkânsız mıdır? Denemeden bilemezsiniz.
New York Times Bestseller yazarı Linda Howard, aşkın ve gerilimin köşe kapmaca oynadığı bu çok satan romanında sizi, en ince ayrıntısına kadar düşünülüp planlanmış kusursuz bir düğün törenine davet ediyor. Ancak bu törende damat ve gelin karşılıklı sözler veremeyecek, birbirlerine yüzüklerini takamayacak, masum bir öpücüğün tadına varamayacak ve gelin bu özel günün ışıltısını yüreğinde hissedemeyecek; çünkü acımasız bir katil, gelini öldürmek için sinsice vaktinin gelmesini beklemektedir.

Gelinle yaşadığı sorunlar yüzünden bir numaralı şüpheli durumuna düşen düğün organizatörü Jaclyn ile olayı soruşturmakla görevlendirilen Dedektif Eric Wilder'ın yolları cinayetin hemen öncesinde kesişmiş, birlikte tutkulu saatler geçirmişlerdir. Ama oyun değişmiştir artık. Geçmişteki kötü deneyimleri yüzünden kalbini yeni maceralara kapatan Jaclyn'le Dedektif Wilder arasındaki ilişki yavaş yavaş aşka dönüşürken soğukkanlı katil de adım adım yeni hedefine doğru yaklaşmaktadır.

"Linda Howard tam anlamıyla muhteşem bir yazar."
Iris Johansen

"Romantizm, gerilim ve eğlence ancak Linda Howard sayesinde bir araya gelebilir."
Sandra Brown

"Linda Howard ismi artık heyecanla eş anlamlı hale geldi."
Romantic Times

"Yakıcı bir aşk, dizginlenemez duygular ve elinizden düşüremeyeceğiniz bir gerilim."
Publishers Weekly


Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben iyiyim, fakat bu aralar epey yoğunum. Yeni video gelecek demiştim fakat kamerayla ilgili aksaklıklar sebebiyle çekemedim.  Bu kitabın yorumu da ne zamandır girilmeyi bekliyor. İşten küçük bir kaçamak yaparak yazıyorum buraya. :)

Evet, gelelim kitabımıza. Kitap Jaclyn Wilde etrafında dönüyor. Jaclyn bir düğün organizatörüdür ve zaman zaman müşterileriyle problem yaşamaktadır. Bu sorunlu müşterilerden biri de Carrie Edwards’dır. Carrie’bir cinayete kurban gider ve bunun sonucunda bütün gözler onu son gören Jaclyn’e çevrilir. Cinayet davasıyla ilgilenen ve kendisini sorgulayan Dedektif Eric Wilder ise başlı başına bir sorundur. Çünkü cinayetten bir gece önce tek gecelik bir ilişki yaşamışlardır.

Eric ve Jaclyn arasındaki ilişki garip bir hal alır. Dedektif görevi ve Jaclyn’e olan hisleriyle arada kalır, ancak görevinden taviz vermeden soğukkanlılıkla davayı yürütür. Jaclyn ise Eric’in kendine inanmayışı karşısında hayal kırıklığına uğrar.

Kitabın genel konusu bu şekilde. Ben oldukça sevdim kitabı. Linda Howard’ın daha önce sadece bir kitabını okudum sanırım. Hangi kitabı okuduğumu hatırlamıyorum ama kalemi oldukça tanıdık geldi.

Howard’ın kalemi cidden çok iyi. Güçlü bir mizah anlayışı olduğu kesin. Çünkü ben okurken çok keyif aldım. Karakterler, konunun bütünlüğü çok yerindeydi. Tek sıkıntı katilin çok erken ortaya çıkmasıydı. Bilmiyorum, sanırım ben son sayfasına kadar gizemini korumasını isterdim. Yine de sevdiğim bir  kitap oldu. Okumanızı tavsiye ederim.

Sevgiyle Kalın…


Puanım

Read More

Cuma, Aralık 04, 2015

Kitap Alışverişi #1 | Tüyap Kitap Fuarı 2015


Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben iyiyim. Siz bunu okurken büyük ihtimalle yeni video çekiyorumdur. :) Tüyap'tan tam 19 kitap almışım. Gerçi diğer bloggerların kitap sayılarını duyunca benimki hiçbir şeymiş dedim :) Ben bu güzel bebekleri aldım, ya siz?

Keyifli Seyirler...


Read More

Perşembe, Aralık 03, 2015

Tüyap Kitap Fuarı 14 Kasım 2015 Cumartesi | Vlog #2


Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben çok iyiyim. Buraları biraz boşladım, farkındayım. Youtube'a videoları çoktan yükledim ama burada paylaşmayı unutmuşum. Hala izlemeyenleriniz varsa buyurun videoma. Keyifli seyirler...


Read More

Salı, Kasım 10, 2015

Tüyap Kitap Fuarı 08 Kasım 2015 Pazar | Vlog #1


Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben dünden beri sinir krizleri geçiriyordum ama neyse ki ikinci videomun nihayet yüklenmesi beni mutlu etti. Dün akşam 20.00-21.00 saatleri arasında videoyu düzenlemeye başladım ama video programına - adobe premiere pro-  videoları attığım zaman ses senkronizasyon sorunu oluştu. Ne yaptımsa saatlerce düzeltemedim. Bu sebeple Movie Maker kullanarak hızlıca videoları birleştirip kaydettim ve bunu yaparken saat tam olarak gece 3'ü gösteriyordu. 


 

Bugün staja gittiğimde yükleyecektim ama internetin yükleme hızı çok düşüktü. Bende evde yüklemeye karar verdim. :) Cumartesi tekrar Tüyap'ta olacağım. Ve yine vlog çekeceğim. Videolardan haberdar olmak için kanalıma abone olmayı unutmayın ;)Umarım beğenirsiniz. Yorumlarınızı çok merak ediyorum. Düşüncelerinizi benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum. :) 



Read More

Pazartesi, Kasım 02, 2015

Kitap Yorumu | Hz. Hatice / Hz. Zeyneb - Nurdan Damla | Vlog


Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben çook heyecanlıyım. :) Size video çekmeye başlayacağımı söylemiştim. Dayanamadım daha erken çektim videoyu :) Kitaplar hakkında yorumum videoda, izlerseniz çok mutlu olurum :) İlk denemem olduğu için hatalarım olmuştur. Görmezden gelin lütfen :D 

Alıntılar - Aşka Adanmış Bir Ömür Hz. Hatice

Züleyha çörek otundan öd otuna kadar her şeye "Yusuf" adını vermişken, geçici bir gölge uğruna hayatı vereni unutmuştu. Hatice ise muhabbeti "Muhammed" edene sevdalıydı.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
"Ey Rabbimin Nur isminin yetmiş bin perdeli gölgesi Güneş!" diyordu. "Ey leyli nehara boyayan Sadık Hizmetkar! Ömrüme muhabbetin güneşi doğdu. Adı Muhammed'dir. Ufkuna doğsaydı eğer, ışığın söner mi bilmem, ama benim takatim kesildi. Ben ki böylesi bir güneşi kalbime sığdırmışım. Senin gibi yanmak da, Ay gibi dolanmak da elbet zor gelmez bana!"
 . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Hasretin bukağıları yüreğini dağladıkça anlıyordu ki o acı kavuşmanın lezzetini arttırmak içindi.


Alıntılar - Sabır ve Vefa Timsali Hz. Zeyneb

"Aşkın levni yoktur ki..." dedim. "Renksizdir, kokusuzdur ama tüm asil renkleri ve kokuları bağrında barındırır. Sen ise bilmeden o alemin içine akıvermişsin."
 . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Zeyneb'in yanakları gül renkli duvaklarla tülleniverdi birden. Utanmak ki kulun en ince, en hassas yanıydı. Zedelendi mi o ayar, topyekûn dibe vurur ve kulu örtüsüz ve ölçüsüz bırakırdı.
 . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Sabır, derdin içindeyken onu verene şükürle yönelebilmektir.
 . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
"Öyle bile olsa vefayı elden bırakmamak gerek. İyiliği yad etmek, fenalığı örtmek gerekir, değil mi Nada? İnsandır bu. Hatadan hali olmaz. İşte bu hallerde toprak gibi olmak gerek. Kabahatler toğrağın altına saklanmalı. İyilikler ise kır çiçekleri gibi zemin yüzüne yayılıp serpilmeli."
 . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
"Aşk bir varlık usaresidir Ey As!" dedi. "Onu nefis elinden içenler zehirlenir. Kalp elinden içenler ise sevda nehirinde yıkanarak sonsuz Kevser'e kavuşurlar."
 . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
"Cesur olmadan dürüst olamazsın kızım." diyor. "Yalnız kalmayı göze alamazsan dürüst olamazsın. Nefsini susturamazsan dürüst olamazsın. Bedeli ağır bir erdemdir. İşte bunun için de değerlidir."
 . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
"Aşktı bunun adı." dedi. "O nazlı bir konuktur ki her gönüle konuk olmaz. Yüreği sıcak, kalbi duru, sefkati berrak insanları kendine dost edinir. Ne mutlu sana ki aşk seni seçmiş. Seni es geçmemiş. Adam bilip misafir olmuş. Konuğunu iyi ağırla ey aşık!"
 . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
"Su gibi olmak gerek." dedi Zeyneb. "O her türlü kiri yıkayan, paklayan ama asla başa kakmayandır. Su gibi vefalı ve sır tutucu olmak ne güzeldir!"




Read More

Pazar, Ekim 25, 2015

Şu sıralar neler oluyor… #2


Resim alıntıdır. 

Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben çok iyiyim. Bu aralar keyfim oldukça yerinde. Biliyorum blogla fazla ilgilenemiyorum. Kitap yorumu girmek istiyorum fakat kitapların okunmasının üzerinden epey bir zaman geçti ve açıkçası yorumumun yeterli olacağını sanmadığımdan girmedim. Ayrıca şöyle bir nokta da var ki oda bir aydan fazladır aynı kitabın elimde sürünüyor olması. ASlında kitap harika ve reading slumpta da değilim ancak kitap hem ağır ilerliyor hem de gün içinde pek fazla okumaya fırsat bulamıyorum. Genelde staja gidip gelirken o 15 dakikalık vakitlerimde minibüste okuyabildiğim kadarıyla işte. Ama bu hafta kararlıyım. Kendimi zorlayıp  okuyacağım.

Stajda çok iyi gidiyor. Zorlanmıyorum açıkçası, hatta test çözebileceğim vakitlerimde oluyor. Sınava hazırlandığımdan bahsetmiştim. Aslında bu seneki YGS’ye hazırlanacaktım fakat baktım çok az bir zamanım var ve temelim çok zayıf, bende gelecek sene girmeye karar verdim. Öyle işte. Bu aralar rutinim böyle staj-okul-ev üçgeninde geçiyor.

Birde size beni çok heyecanlandıran bir haberim var. Vlog çekmeye karar verdim. O yüzden çok heyecanlıyım.İlk videom Tüyap kitap fuarından sonra gelecek orda olanlardan ve aldığım kitaplarla ilgili bir video olacak birde fuarda vlog çekmeyi planlıyorum onuda ikinci videom olarak yayınlamayı düşünüyorum. Öyle işte.. Çok heyecanlıyım. Youtube kanalıma buradan ulaşabilirsiniz. Abone olursanız çok sevenirim.
Şimdilik bu kadar.. Görüşmek üzere..

Sevgiyle kalın…
Read More

Çarşamba, Eylül 02, 2015

Ağustos Ayında Okuduklarım


   Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Ben çok iyiyim. Staj işini hallettim. Okula da onaylattım mı tamamdır her şey. :) Siz neler yapıyorsunuz? 

   Bu ay daha fazla kitap okumayı hedefliyordum ancak Kuyucaklı Yusuf'u okurken Reading Slump'a girdim. Kitabı zar zor bitirebildim ama başka bir kitaba da başlayamadım. Öyle işte, bakalım neler okumuşum. 







Zehir Ustası - Maria V. Snyder 
5 Puan
Yorumu gelecek.







Yabancı - Melissa Landers 
 5 Puan  
Yorumu gelecek








Tatlı Şeytan - Wendy Higgins
4 Puan
Yorumu gelecek.







Rehine - April Henry
3 Puan
Yorumu gelecek.







İmdat Aşık Oldum! - Cüneyd Suavi
4 Puan
Yorumu gelmeyecek.







Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali
4 Puan
Yorumu gelecek.



   Benim bu ay okuduklarım bunlardı. Kitapların yorumları ne zaman gelir bilemiyorum. Elimden geldiğince erken girmeye çalışırım.

Sevgiyle kalın...

Read More

Social Profiles

Twitter Facebook Google Plus Instagram Email Pinterest

Bloglovin'deyim

Snapchat'teyim!

Snapchat'teyim!

İzleyiciler

Reklam Alanı

En çok yorum yapanlar

Puanlama Tablosu

Puanlama Tablosu

Yasal Uyarı

Site içerisinde yer alan tüm fikir, tasarım, yazı ve fotoğraflar Ebrar Şeyban'a aittir. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak belirtilmeden, izinsiz kullanımı ve alıntı yapılması yasaktır.
Copyright © N. Ebrar Şeyban
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Copyright © Bayan Safir Mavi | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com